SON DAKİKA

Barzani’nin çapulcu Peşmergesi fos çıktı!

Bu haber 23 Kasım 2017 Perşembe - 14:52 'de eklendi.

Emperyalistlerin aklıyla hareket eden aşiret reisi Mesut Barzani büyük bir darbe aldı. “Kahraman(!)” olmak isterken şimdi ihanetle suçlanıyor. Kendi partisi ve aşireti tarafından bile dışlanan Barzani başta Kerkük olmak üzere birçok kentten kaçmak zorunda kaldı. ABD ve İngiltere’nin ağır silahlarla donattığı Peşmergenin birer çapulcu olduğu ve Irak güçleri karşısında tek mermi atmadan mevzilerini bırakıp kaçması alay konusu oldu. Barzani ve çapulcu ekibi hüsrana uğradı ve kaybetti.

İngiltere, ABD, Siyonist İsrail ve emperyalistlerin ortaklaşa kurdurttuğu DEAŞ terör örgütü Müslümanların başına bela oldu. Yapmış oldukları vahşice katliamlar Müslümanlara mal edildi ve hatta ülkemiz bu katil sürüsüne yardım etmekle itham edildi. Söz konusu DEAŞ bahane edilerek başta ABD ve Rusya Ortadoğu ülkelerine çöreklendi. Irak’ın Kuzeyinde Özerk yönetimin başkanı olan Barzani kaos ortamından yararlanarak ve DEAŞ’i bahane ederek birçok kenti işgal etti ardından da gayri meşru referandum yaparak şimşekleri üzerine çekti.

Geçtiğimiz 25 Eylül’de gayrı meşru referandumun yapılmasıyla bölgede dengeler değişti. Yıllarca ekmeğimizi yiyen, her sıkıştığında “Bizi Türkiye korur” diyen nankör Barzani bize rağmen halkı sandığa çağırdı. Başta bizim ve İran’ın desteğini kaybeden bu aşiret reisi Irak merkezi hükümetinin de hışmına uğradı. DEAŞ, PKK ve İsrail’in desteğini alarak bölgede ikinci bir çıban başı olmak istedi. Hiç kimse yanı başında ikinci bir terör devletinin olmasını istemez. Hele İsrail kontrolünde olacak bir yönetim olduğu müddetçe barış ve huzurdan asla söz edilemez.

Irak merkezi hükümet ile kuzeydeki bölgesel yönetim arasında tırmanan gerilimin ardından DEAŞ bahanesiyle işgal etmiş olduğu kentlerden çekilmesi istendi. Ne içtiği belli olmayan Barzani bırakın çekilmeyi bu yerleri canları pahasına korumak için hazır olduklarını duyurdu. Sahte kahraman Barzani İsrail ve diğer emperyalist devletlerin verdiği desteğe güvenerek böylesi aptalca beyanatlarda bulundu. Her zaman olduğu gibi emperyalistler Barzani’yi bir kez daha yalnız bıraktı.

 

İran Kürt gruplarını birbirine düşürdü

Irak birlikleri 16 Ekim’de petrol ve Türk kenti olarak bilinen Kerkük’e gece yarısı girdi. Daha önce aptalca beyanatlar veren ve hatta kameralar önünde  tehdit varı konuşan çapulcular eşlerini ve çocuklarını dahi bırakarak kaçtılar. Herkes şok oldu. Hani nerede bu Peşmerge denilen güruh?  Irak güçleri petrol sahalarını, askeri üsleri, elektrik ve doğalgaz yatakları ile havalimanını ele geçirdi. Tek bir kurşun dahi atılmadan bu yerler alındı. Peşmerge resmen Barzani ve korsan idaresini sattı ve kaçtı.

İlk, azledilen, Kerkük valisi Necmettin Kerim kaçtı. Bu sahtekar ve korkak kişi Kerkük vilayetine kendi paçavralarını sözde bayrak diye astırmıştı.Türkmenlere ve Araplara karşı soykırım yapmakla suçlanan Kerim bir gün önce kentte yerleşmiş olan kaçak Kürtleri topladı ve onlara Irak birliklerine karşı silahlı ve silahsız direnmelerini, eğer direnirlerse büyük mükafat ve makam sahibi olacaklarının vaadini verdi. Silahı olmayanlara silah dağıttı. Ancak ayni günün gecesinde karanlıkta “etek” giyerek kaçtığı ortaya çıktı.

“Güçleri yetiyorsa gelip beni makamımdan alsınlar” diye küstahça meydan okuyan eski valinin odasını ele geçiren Irak birlikleri valinin makamında alaycı bir şekilde fotoğraf çekildiler. İşte sahtekarların sonu budur. Başkasının ipiyle kuyuya inen kişiliksiz soytarıların güvendiği dağlara kar yağdı. Tehditler savuran bu soysuzların başında Barzani geliyordu şimdi ise basından kaçmak için bahane arıyor.

Peşmerge arasında ilk kırılma yakında ölen Celal Talabani’nin KYB grubunda yaşandı. Irak birlikleri Kerkük’e gelince ilk önce KYB güçleri çekildi. Bunu gören Barzani birlikleri de ardına bakmadan birçok mühimmat bırakarak kaçmasından sonra taraflar birbirini suçlamaya başladı. Bölgeyi demir yumrukla yöneten Barzani’ye karşı halk uzun zamandan beri ilk kez bu kadar tepki gösterdi. Halk kandırıldığını anladı. İsrail bayraklarıyla sokakta dans eden soytarılar şaşkına döndü.

Haşdi Şabi, PKK ve DEAŞ birbirlerinden farklı değiller

İran’ın dış operasyonlarından sorumlu generali, Suriye’de binlerce bebek ve sivili katleden, Kasım Süleymani burada ciddi bir rol üstlendi ve Talabani grubunun silah bırakmasını sağladı. Şimdi Barzani ile Talabani grubu arasında karşılıklı birbirlerini “satmak” polemiği yaşanıyor. İran Kürt gruplarını birbirine düşürdü. Kaçma konusunda halkın tepkisini dindiremeyen kabile şefi Barzani, “İç savaş çıkmasın” diye Kerkük’ü verdikleri yalanını ortaya atarak kendini kurtarmaya çalıştıysa da kimseyi inandıramadı. Tartışmanın burada bitmeyeceği Barzani’nin büyük bedel ödeyeceği iddia ediliyor.

Çok kısa zaman içinde Peşmerge bütün işgal edilmiş bölgelerden çıkarak 2014 yılındaki Kürt bölgesinin sınırlarına döndü. Zaten istenen de buydu. Şirin ve güçlü gözükmek için devamlı abartılı yalanlarla halkını kandıran Barzani bu yenilgi ve kaçışın bir taktık olduğunu yaymaya çalışıyor. Bunun içinde Kerkük ile Erbil arasında bulunan ve bir Türkmen kasabası olan Altunköprü’yü geri almak için bebek katili PKK  teröristleriyle birlikte Irak güçlerine saldırmaya başladı. Bu yeri almış olsaydı çizilen karizmasını bir nebze de olsa kurtarabilirdi. Ama onu bile başaramadı.

Irak ordusunun içinde polis gücü ile birlikte bir de Şii milislerden oluşan Haşdi Şabi grubu bulunuyor. Bunların PKK veya DEAŞ’tan farkları yok. Vahşet ve canilikte birbirleriyle yarışıyorlar. Haşdi Şabi Sünni Müslümanlara karşı son derece gaddar ve akla hayale gelmeyecek pis yöntemlerle katliam yapan çapulcu sürüsüdür. Bu katil sürüsü Kerkük ve diğer kent merkezlerine sokulmadı. Onlar şehirlerin dışını tuttu. Yoksa şehirlere girmiş olsalardı büyük bir insanlık dramı yaşanırdı.

Ayrılıkçı Kürtlere yakınlığıyla bilinen ülkemizdeki ve dışarıdaki bazı yayın kuruluşları Haşdi Şabi’nin Sünni bölgelere saldırdığı yönünde haberler yaymış olsa da bunun gerçeği yansıtmadığını biliyoruz. Burada Türkiye’nin özellikle isteklerinden birisinin bu katil sürüsünün Türkmen ve Arapların olduğu bölgeye sokulmamasıydı. Öyle de oldu.

Bölgeye para ve arazı karşılığında yerleştirilen Kürtler şimdi işgal etmiş oldukları evleri terk ederek geldikleri bölgelere göç etmeye başladı. Ayrılıkçı ve mandacı bazı Kürtler ABD ve İsrail elçilikleri önünde protesto eylemleri yaparak kendilerine verilen sözlerin tutulmasını isteyecek kadar alçaldı. Kabile şefi Barzani Irak ile masaya oturmaya ve diyalogla sorunları halletmeye hazır olduğunu açıklasa da Irak tarafı ön şartsız ve korsan referandumun iptal edilmesi şartıyla kendilerini muhatap alabileceklerini bildirdi.

PKK ile Barzani’nin Peşmergesi birlikte hareket ediyor

Ayni şekilde Türkiye ve İran’da tek muhatabın Bağdat yönetimi olduğu hususunda anlaştılar. Hava ve kara hudut kapıları kapatıldı. Irak şartlarında çok rahat olan hayatlarını bir hiç uğruna heba ettiler. Şimdi ise bukalemun gibi başta bize ve dünyaya yanaşmaya çalışıyor. Artık bu saatten sonra bu kişiliksiz soytarılara asla güvenemeyiz. Adam yerine koyup üst düzeyde görüşemeyiz.

Emperyalistlerin şişirmesiyle şımaran ayrılıkçı Kürt idareciler dostlarını, komşularını ve ellerindeki paha biçilemez servetlerini kaybettiler. Prestij ve onur onlarda olmadığı için bunları zikretmiyorum. Petrol yataklarını kaybettiler. Zaten bunları şımartan da bu petrol kuyularıydı. Irak yönetimi şimdi bu yerlerin çoğunu ele geçirdi. Geri kalan yerlerden çıkan petrolü da satabilecekleri bir yolları yok. Kısacası bir aptalca referandum sebebiyle ellerindeki her şey yok olmaya başladı.

Kaybettikleri bölgeleri tekrar geri almak için PKK dahil diğer Kürt terör örgütleriyle ortaklaşa saldırı yapmış olsalar da başarılı olma ihtimalleri yok. Siyonist İsrail “Kürt bölgesinde bizim çıkarlarımız var.” diyerek Batılı ülkelere baskı uygulamaya başladı. Emperyalist ülkelerin bizim üzerimize artık bir tesirinin olmadığını kendileri de itiraf etmeye başladılar. Bunun için, kuduz köpek gibi, bize saldırmaya başladılar. ABD güdümünde olan Irak eğer bir nebze ülkesinin çıkarını koruyacak olursa ve İran’da gizli anlaşmalara tav olmazsa ayrılıkçı Kürtler çok kısa zaman içinde normal hallerine döneceklerini tahmin ediyorum.

Komşumuz ve akrabamız olan Iraklı Kürtler kullanılarak gelecekleri ipotek altına alınmamalı, emperyalist çevrelerin kuklası olan Barzani gibi yerli hainlerin artık ortalıkta dolaşmaması için aklı başında ve sağ duyulu kanaat önderleri, bizimde desteğimizle, idareyi ele almaları gerekir. Bu hem Kürt kardeşlerimiz için hem de bölgenin istikrarı için son derece önelidir. Bölgede bize rağmen bir oluşumun olamayacağını, dostluğumuzu kazanamayan hiç kimsenin rahat olamayacağının bilinmesi gerekir. Bizim emperyalist değil kuşatıcı ve gerçek dost olduğumuz gerçeği unutulmamalıdır.

Aslan Balcı
Aslan Balcı[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.