SON DAKİKA

Futbol kaybetti

Bu haber 24 Kasım 2017 Cuma - 17:58 'de eklendi.

Türkiye Kupası Son 16 Turunun erken finalinde Beşiktaş ile Fenerbahçe Vodafone Arena’da kozlarını paylaşırken 90 dakika sonunda maalesef sonuçtan bağımsız olarak Türk futbolu kaybettiğini düşünüyorum. Bir futbol maçından çok gerilim filmi izledik. Her sahnesi, her aksiyonuyla futbol adına hiçbir şey göremedik. Bu sonuçla ne Fenerbahçe kupayı kazandı, ne de Beşiktaş şampiyonluğu kaybetti. Sonucu iki tarafın da abartmadan yaşaması lazım. Çünkü iki takımın da ana hedefleri Süper Lig. Bu maçtan iki takım da bence sonuçtan çok çıkarılacak derslere bakmalı. Bu maçın Fenerbahçe için önemini anlayabilirim ama Beşiktaş açısından, ligde çıktığı ideal kadroyla bu maça çıkmasına hiçbir anlam veremedim. Daha önce de söylediğimiz gibi Türkiye Süper Liginin en geniş kadrosuna sahip olan Beşiktaş’ın her mevkide iki tane birbirine eş değer oyuncusu varken Fenerbahçe maçına ligde çıktığı son Konya maçının 11’iyle çıkması tam anlamıyla bir teknik direktör tembelliğidir. Daha önceki yazılarımda da yazdım özellikle zorluk derecesi yüksek maçlarda elinizde Gökhan İnler, Necip gibi dayanıklılığı, fizik ve mental gücü yüksek oyuncular varken aynı oyuncularda ısrar ediyorsanız siz iyi bir analizci değilsiniz demektir. Şenol Güneş nasıl ligdeki Fenerbahçe maçından 3 gün sonra Dinamo Kiev maçına Atiba- Oğuzhan- Tolgay üçlüsüyle çıkıp hezimeti hazırlamışsa pazartesi günü oynadığı Konya maçının ardından yine aynı 11’le Fenerbahçe önüne çıkması bir anlamda yaratıcılıktan ne kadar uzak olduğunu, böyle maçların stratejisini doğru yapamadığını ve dersini iyi çalışamadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Şenol Güneş’i kadro mühendisliği anlamında hiç anlamıyorum. Eğer siz doğru bir analistseniz her maçın aynı kadro ile kazanılamayacağını, rakibe ve koşullara uygun oyuncular tercih edileceğini, bazı oyuncuların iyi olsa da dinlendirilmeleri gerektiğini, oynamayan oyuncuların da takıma kazandırılması için fırsat yaratılması gerektiğini düşünmek zorundasınız. Kaldı ki Türkiye Kupası da bunun için en büyük fırsat.

Siz Alanya’ya karşı da, Konya’ya karşı da, Fenerbahçe’ye karşı da aynı kadroyla çıkıyorsanız o zaman sizin hem kendi takımınız hem de rakibiniz üzerine de hiç çalışmadığınızı düşünürüm.

Zaten Güneş’in Fenerbahçe önünde en büyük hayatı mental olarak yorulmuş oyuncuları tercih  etmekle yapmıştır. Ayrıca kenardan hamleleriyle de sınıfta kalmıştır. İlk değişikliğini mecburiyetten, ikinci değişikliğini ise 86. dakikada yapmıştır. Bu da kadroya ne kadar hakim olmadığını, takıma statükocu bir düşünce ile baktığını ortaya koymaktadır

Gelelim Fenerbahçe cephesine. Fenerbahçe’nin Beşiktaş önünde tur atlamak için futbol oynamak yerine gerilimi tercih etmesi belki bu maç için doğru bir taktik olabilir ama uzun vadede takıma hiçbir şey kazandırmaz. Van Persie üzerinden yürütülen, rakibin sinirlerini gererek futbolun dışına çekme düşüncesi Beşiktaş maçı için tutmuştur. Van Persie önce Oğuzhan’ın sinirleriyle oynayarak rakibini futbol oynamaktan uzaklaştırmış Tosiç’i de profesyonellik dışı hareketleriyle tuzağa düşürerek oyundan attırmıştır. Beşiktaş’a karşı uygulamış olduğunuz bu psikolojik baskıyı Türkiye Liginde başka hiçbir takıma karşı kuramazsınız. Çünkü şu anda Türkiye’de futbol oynamayı düşünen, pozitif oynayan ikinci bir takım biraz Başakşehir’i de çıkarırsanız yok gibi bir şey. O yüzden Fenerbahçe’nin kazanmak için birden fazla planı olmalı. Örneğin bu plansızlıklar Alanya, Adana ve Kayseri gibi  düşme hattında olan takımlara karşı yaşanan puan kayıplarının da en büyük nedeni. Şu anda ligde bütün takımlar can derdinde olduğu için oyun planlarınız daha çeşitli, daha zengin ve daha yaratıcı olmalı. Fenerbahçe bu galibiyetle daha zor bir dönemece girdiğinin de farkında olmalı. Elindeki kadro ile Türkiye Kupası’nda finale kadar giderse oynayacağı minimum 5 maç, UEFA Kupası’nda yoluna devam ederse ve ilerlerse çeyrek finale kadar oynayacağı en az 4 maç ve ligde oynayacağı 15 hafta. Fenerbahçe’nin zaten olmayan kadro rotasyonu ile bu maratonda Beşiktaş maçındaki stratejisiyle nereye kadar gideceği soru işareti.

Önündeki ışığı görmesi için daha fazlasını yapması lazım. Beşiktaş için hala kaybedilmiş hiçbir şey yok. Şu anda Beşiktaş’ın gerçekçi hedefi zaten UEFA Kupası ve Süper Lig olmalı. Şenol Güneş’in bundan sonraki haftalarda ve özellikle UEFA Kupası turlarında geniş kadrodan yararlanmalı, bütün oyuncuları oynayacak gibi hazır tutmalıdır. Aynı 11’le ve statükocu bir düşünce ile belki bu ligde şampiyon olabilirsiniz ama Edirne’den dışarıya da çıkamazsınız.

İskender Kordu
İskender Kordu[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.