Harbi Gazete
Aslan Balcı
Aslan Balcı

Suriye’deki büyük kapışma hayra alamet değil

Suriye’deki büyük kapışma hayra alamet değil
Bu haber 11 Şubat 2018 - 15:25 'de eklendi.

Suriye’de yedi yıldan beri devam savaş gittikçe boyut değiştirmeye ve daha tehlikeli olmaya başladı. Yaşananlara baktığımızda “üçüncü dünya” savaşının başladığını söylersek mübalağa etmiş olmayız. Sahada bilfiil savaşan ülkemizle birlikte Rusya, ABD, Suriye, İran, Lübnan, Ürdün ve İsrail görünen aktörlerin başında gelmektedir. Ülkemizin bebek katili PKK/PYD terör örgütüne verdiği şanlı mücadelenin başarıya ulaşmaması için bu kanlı örgüte 70 devlet maddi ve siyasi alanda destek veriyor. Bölgede yaşananlar ismi konmamış bir dünya savaşını işaret ediyor.

 Son günlerde önemli çatışma ve gelişmelere sahne oldu. İlk önce tankımızı vurdular. Akabinde Rusya uçağı düşürüldü. Çok geçmeden ABD işgal güçleriyle birlikte PKK/PYD çapulcularına operasyon yapmak isteyen rejim ve İran güçlerine büyük kayıp verdirildi. Bundan iki gün sonra da Suriye İsrail savaş uçağını düşürdü. Ayni gün İsrail İran’a ait insansız hava aracını düşürürken Afrin’de görev icra eden Atak helikopterimiz kırıma uğradı. Tüm bu gelişmeler gergin olan ortalığı daha da içinden çıkılmaz hale söktü.

 Suriye kasabı olarak adlandırılan Beşşar Esed babası gibi koltuğunu ve iktidarını kan ve göz yaşı üzerine kurdu. Gün geçmiyor ki yeni bir vahşet ve insanlık dışı bir olayla karşılaşmayalım. Kalleşçe ve korkakça sivil halkı katlediyor. Başta Rusya, ABD, İran ve AB ülkelerinin beslediği ve büyüttüğü terör örgütleri boş durmayıp onlarda masum sivilleri katletmenin peşinde. Söz konusu devletler Baas rejimi dahil bebek katili PPK/PYD ile DEAŞ çapulcularıyla ortak hareket ettikleri artık gün yüzüne çıktı. Lanetliler şerde ittifak etti. Ülkemiz ise toprakları işgal edilen mazlum Suriyelilerin yurtlarını özgürleştirmek için Cerablus, İdlib ve Afrin’de operasyon yaparak tarihi misyonunu yerine getiriyor.

 Mehmetçik bölgeye huzur ve özgürlük götürürken başta lanetli Baas rejimi, ABD, Rusya ve İran halkı katletmekten başka bir iş yapmıyor. Bu emperyalistler devamlı sivil halkı bombalayıp katliam üzerine katliam yapıyorlar. Şimdiye kadar hiçbir emperyalist ülke bölge halkının derdine derman olmadı. Bu hafta başında Suriye rejimi Doğu Guta’ya hava saldırısı gerçekleştirdi. Yıllarca abluka altında tutulan Doğu Guta’da halk bir nevi açık cezaevinde yaşıyor. Yiyecek ve suya muhtaç olan bi çare halkın üzerine rejim yasaklanmış Varil ve Kimyasal bombalarla saldırdı. İlk belirlemelere göre aralarında çocukların da olduğu 100’e yakın kişi hayatını kaybetti.

 Esed halkını Varıl ve Kimyasal silahla vuruyor

Bebek katili Esed rejiminden bir gün önce ayni bölgeyi işgalci Rus uçakları bombaladı. Şam yakınlarındaki Doğu Guta ve İdlib’teki hava bombardımanında okul, hastane, ekmek fırını ve sivillerin zor şartlarda yaşadığı evleri bombalanması sonucunda en az 70 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce masum ise yaralandı. Hastane vurulduğu için yaralıların tedavi edilebileceği bir yer kalmadı. Bu ne vahşettir!.

 İran’ın beslediği fanatik Şii caniler bir taraftan, Rus, ABD ve Suriye’nin Şebbiha cellatları ile birlikte ABD’nin şımarttığı PKK’ninSuriye’deki uzantısı olan PYD/YPG çapulcuları durmadan her gün masum sivilleri katletmek için yuğun çaba veriyor. Gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Bir insan neden bu denli canavar olabilir?  Tüm bu vahşete karşı ülkemiz tek başına mücadele veriyor. Arap ülkelerini hepsi bir kenara çekilmiş yıllarca Filistin davasına yaptıkları hıyanet ve aptallığın aynisini Suriye için yapıyorlar. Hiçbir tepki vermedikleri gibi Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri utanmadan PKK/PYD katillerine ABD ile birlikte destek vermektedir.

 Bu şer kadro sadece Suriye’de değil tüm bölge halkının yanı sıra Afrika kıtasındaki insanlara da yüklü miktarda silah ve mühimmatdağıtmaktadır. İnsanların karınları aç ama onlar ekmek yerine silah veriyor. Eğitim ve sağlıktan yoksun olan bu insanların çalışıp helal rızık kazanacağı bir işleri yok. Silaha değil işe, istihdama  ve fabrikaya ihtiyaçları var. Hayatlarını düzene koymak, çocuklarının eğitimeve kendilerinin sağlıklı yaşayabileceği bir ortam istiyorlar. Her gün ölüm ve açlıkla mücadele etmek istemiyorlar. Ama emperyalizm zavallı halkın yakasını bırakmıyor. Kardeşini ve komşusunu  öldürmeye zorlanıyor.

 Gözleri öldürmekten başka bir şey görmüyor. Biz ise tarih boyunca hep imar ettik. Şimdi ise ceddimizin imar ettiği eserleri tamir ediyoruz. Irak ve Suriye’de ise halka ümit, düşmana korku salıyoruz. Aç olanları doyuruyoruz. Açıkta kalanlara kol kanat geriyoruz. Ülkemizde yaklaşık 4 milyon Suriyelinin yanında sınır ötesinde de yaklaşık 2 milyon Suriyeliye kurduğumuz çadır kamplarda sağlık ve barınma sağlıyoruz. İşgal edilmiş topraklarını kurtarıp sahiplerine iade ediyoruz. İşte Türk Ordusu budur! Tarihinde hiçbir zaman işgal ve sömürge olmamıştır. Buna rağmen şeref yoksunu ülkeler ve ülkemizdeki satılmış FETÖ, PKK ve DHKP-C teröristleri bizi karalamak ve iftira atmak için adeta sıraya girdiler.

 Rus uçağını, tankımızı ve helikopterimizi düşüren füze kimin?

“Allah düşmanın bile şereflisini nasip etsin” diye dua ederim. Ancak karşımızdaki düşmanlarda hiçbir değer ve şeref bulunmamaktadır. Büyük(!) devlet olduklarına bakmayın. Çıkarları için girmeyecekleri kılık ve atmayacakları takla yoktur. Tarihleri bile kanla ve işgalleyazılmıştır. Hem Rusya hem de ABD gasp ve istila ile bugünkü durumuna gelmiştir. Suriye’de insanlık için değil çıkar içinsavaşmaktadırlar. Genelde birbirlerinin kuyruklarına dokunmuyordular. Ancak durum değişti.

 Bu aralar ABD ile Rusya birbirlerine fena halde yüklenmeye başladı. Rusya’nın uçağının Strela-2M,Strela-M veya İgla-1 tipi MANPADile vurulup düşürülmesi Rusya’yı fena halde delirtti. Eski Sovyet yapımı olan füze ABD tarafından Çekiya, Bulgaristan, Ukrayna veya diğer eski Doğu Bloku ülkelerinden alınarak Suriye’deki sözde muhaliflere verildiği iddia ediliyor. Bu füze rejim karşıtı gruplarda bulunmuyordu. Afganistan’da olduğu gibi ABD Ruslara karşı Mücahit gruplarına Stinger füzesi vererek Sovyet uçaklarını düşürmeye başlayınca işgalci SSCB Afganistan’dan cenazelerini dahi alamadan kaçmak zorunda kalmıştı. ABD aynı tezgâhı Suriye’de denemek istiyor. Bakalım başarılı olabilecek mi?

 Şimdiye kadar Esed rejimine hiç dokunmayan ABD işgal güçleri Deyrizor’da petrol yatakları elden gitmesi diye harekete geçti. ABD’nin beslemesi olan PKK/PYD teröristlerinin elinde tuttuğu Koniko gaz ve Ömer petrol yataklarını geri almak için İran askerleriyle birlikte rejim güçleri bir operasyon gerçekleştirdi. Ancak işin ucunda petrol ve gaz olunca ABD çapulcuları  durabilir mi? PKK/PYD çapulcuları ile birlikte Fırat Nehri boyunca bulunan hat üzerinde İran, Hizbullah ve Esed’in Şebbiha katillerine saatlerce havadan ve karadan saldırı düzenledi. Her iki taraftan da kayıpların olduğu, en az 60 İranlının öldüğü bildirildi.

 Onlar petrol için birbirini öldürürken biz açları doyuruyoruz

Onlar petrol ve gaz için birbirini boğazlarken bizim Mehmetçiğimiz aç olanların karnını doyuruyor. İşte aradaki fark burada. İran, Hizbullah ve Esed her fırsatta PKK katillerini besledi. Hastanelerinde tedavi etti. Şimdi ise ihanet ettiklerini dile getiriyorlar. Ne bekliyordunuz, size sadık kalacaklarını mi bekliyordunuz? PKK aç ve yokluk zamanında İran’ın verdiği üç-beş Tümen karşılığında bize karşı operasyon yapıyordu. Şimdi eline ABD doları geçtiğinden İran Tümen’ninin hükmü kalmamıştır. Bu kanlı örgüt para karşılığı ilişkiye giren iffetsizler gibidir. Parayı kim verirse onun yanında yer alır. Şimdi bu akılsız örgütü ABD kullanıyor.

 Ayni ABD bir taraftan da bizim Afrin’de başarısız olmamız için kahpece çaba içine girdiğini görüyoruz. Münbiç’e geçmememiz için terörist PKK/PYD çapulcularına binlerce tır dolusu silah ve mühimmat vermeye devam ediyor. O silahlarla askerimizi şehit ediyorlarve araçlarımızı hedef alıyorlar. Geçen hafta Afrin’de bir tankımız vuruldu  ve 5 askerimizi şehit oldu. Bu tank ABD yapımı TOW ya da Rus yapımı Konkurs füzesiyle vurulduğu üzerinde duruluyor. Öte yandan Atak helikopterinin de vurulmasıyla kafalar iyice karıştı. Devlet bu iki konuda henüz açıklama yapmadı ancak ben bu konuda iki şer güç ve iki işgal gücünün parmağı olduğuna inanıyorum.

 Diyeceğim o ki bölgede bizden başka mert ülke kalmadı. Birçok ülke yüzümüze gülüyor, İran, ABD ve Rusya sözde bizim dostumuzmuş gibi davranıyor. Ama hiçbirine güven olmaz. Dost gibi gözükenlerle birlikte emperyalistlerin hepsi bize karşı birleşti. Ülkemizi batırmak için bize karşı kalleşçe gizli ittifaklar içine girdiler. Allah şerlerinden korusun!

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER