SON DAKİKA

Harbi Gazete
Lokman Ayva
Lokman Ayva

24 Haziran fırsatı

24 Haziran fırsatı
Bu haber 23 Nisan 2018 - 0:03 'de eklendi.

Bu yazıyı gazetedeki köşemizde okuduğunuzda seçimlere 61 gün kalmış olacak. Seçimlerden sonra yani 62. günden sonra neler yapılması gerektiğini yazayım ki oy verecek, aday olacak vatandaşlarımıza, seçime girecek partilerimize bir fikir vermiş olalım. Böylelikle millet olarak önümüzdeki durumu, hataları, yanlışları bir fırsata dönüştürmüş ve hatta o fırsatı da milletçe bir konfora dönüştürmüş olalım.

Çok saygı duyduğumuz ve hatta zaman zaman da kutsallaştırmış olduğumuz devlet algısını yeniden masaya bir yatıralım. Devlete hizmet etmekten, devleti korumaktan, devletin ihtiyacını karşılamaktan, devlete ha bire para ödemekten bizde hal kalmadı. Bunları yapıyoruz yapıyoruz da hâlâ devletten tekme tokat yemekten kurtulamıyoruz. Ne yaptık da bu kadar tekme tokadı hak ettik acaba? Devlete memur diye giren bir kısım vatandaşlarımız “tekme tokatçı” kesiliyorlar. Kendi hatalarını “kamu menfaati” adı altında bize yıkıyorlar. Daha neler neler… Benim derdim, şu anda hepsini burada anlatmak değil. Benim derdim, bu sistemli yanlışın, çözümsüzlüğün, şu 24 Haziran seçimleri vesilesiyle ortadan kalkması. Hatta bu vesileyle fırsatlara dönüşmesi. Peki, bu nasıl olacak?

Doğan Cüceloğlu Hoca’nın çok beğendiğim bir benzetmesi var. Diyelim ki, akvaryumdaki balık hasta. Akvaryumdaki hasta balığı çıkarıyorsunuz. Onun yerine sağlıklı balık koyuyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz ki o sağlıklı balık da hasta olmuş. Niçin? Çünkü hastalık akvaryumdaki suda. Dolayısıyla balık değiştirmekle bu sorun çözülmez. Çözüm için suyu değiştirmek lazım. Biz insanların akvaryumdaki suları da sistemler ve kültürümüzdür. Eğer onu iyileştiremezsek ne yaparsak yapalım sorunu çözemeyiz. Uğraşır dururuz. Şahıslara suçu atarız. Malzemeye suçu atarız. Kıvranır durur fakat “ne yaptıysam olmadı” şarkısını burada da söyler dururuz. Bunun çözümü ne olabilir?

Lafı dolandırmadan söylemeliyim: Sistemimiz şu hale gelmeli: Diyelim ki bir sorunla karşılaştık. Hemen yasaklamaya, kanun çıkarmaya kalkmayalım. Peki, ne yapalım? O problemin kaynağını öğrenip nasıl emek vererek çözeceksek o şekilde çözelim. Mesela evlerde çocuklara internet yasağı getiriyoruz. Niçin böyle yapıyoruz? Çünkü kendimizi sıkıp da çocuklara uygun ve doğru bir şekilde yapılmış oyunlar, web siteleri, uygulamalar yapamıyoruz da ondan. Peki, bu sorun kendi içinde fırsatları da barındırır mı? Elbette. Doğru yazılmış oyunlar, uygulamalar, siteler piyasanın demek ki bir ihtiyacı. Eğer girişimciysek kolları sıvayıp bu işe girebiliriz. Yani her sorunu, eleştiriyi, her yanlışı bir fırsata dönüştürmenin formülünü bulalım.

Vatandaşını niye anlamayız ki? Evinin önünü kazarız. Vatandaşı rahatsız ediyor muyuz, etmiyor muyuz diye bir kaygımız yok. Sizin evi ziyaret edip “kusura bakmayın, size biraz rahatsızlık vereceğiz. Bunun için özür dileriz. Bizim zahmetimize katlandığınız için şu kuponları alın ve bir hafta sonu çoluk çocuk yemeğe gidin” diyen olmuştur. Ama bana diyen olmadı. Bir çok ülkede hâlbuki buna rastlıyorum.

Bir başka “sudaki hastalık”  kabilinden kazanmamız gereken alışkanlık ise şudur: Vatandaşa yönelik bir iş mi yapacağız… Vatandaşa göre öyle bir düzenleme yapalım ki vatandaş hem bizi yormadan, hem maliyetleri artırmadan, hem de uğraştırmadan bu işi tatlı tatlı çözmüş olalım.

24 Haziran bizim için bir fırsat. Bu fırsatı her türlü siyasi münakaşalardan uzak, kişisel kıskançlık veya çekememezlik gibi birçok nefsani kaygıdan uzak bir şekilde değerlendirmeliyiz. Eğer doğru fikirler ortaya çıkar, doğru hayata da geçirilirse zaten en güzel iş yapılmış olur. Tabi bunları yaparken uzun vadeli düşünmek lazım. Herkesi bu çalışmalara çekmek lazım. Kalkınacaksak da birlikte, batacaksak da birlikte olmalı. İşte bütün bunlara 24 Haziran seçimleri bir fırsat aslında. Haydi, hayırlısı bakalım.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER