Harbi Gazete

Atamın ibretlik bir anısı

Atamın ibretlik bir anısı
Nurettin Sancak
Nurettin Sancak( ns@harbigazete.com.tr )
237
24 Kasım 2018 - 19:55

Atatürk, dinlenmek için gittiği İstanbul’daki Florya Köşkü’nden, yanında yalnızca şoförü ile Küçükçekmece’ye doğru giderken tarlasında sabanla çift süren bir çifçi görür. Çiftçinin sabanında koşulu olan öküzün yanında, koşulu bir de merkep vardır. Şoförüne;

 

— Arabayı durdur, der.

 

Arabadan iner. Tarlaya doğru yürür. Çiftçi kendisine doğru geleni görmüştür. Sabanında koşulu olan öküzü ve merkebi durdurur. Atatürk, yanına gelince,

 

— Kolay gelsin ağa, der.

 

— Sağolasın bey! Hoşgeldin.

 

— Hoşbulduk ağa. Yoldan geçerken dikkatimi çekti. Öküzün yanına merkep koşmuşsun. Hiç öküzün yanına merkep koşulur mu? Bunlar denk değil.

 

Köylünün canı sıkkındır. Biraz da alınmıştır. Bezgin bir ses tonuyla,

 

— Merkeple öküzün yan yana koşulmayacağını bilmiyom mu sanıyon bey. Sen bunu bana mı söylüyon?

 

— Kime söylemeliyim ağa?

 

— Sen bunu git vergi memuruna söyle.

 

— Vergi memuruna mı?

 

— He ya! Bu sene ürünüm kıt oldu. Vergi borcumu ödeyemedim. Dört gün önce vergi memurları öküzün eşini “Vergi borcunu karşılar” diyerek alıp götürdüler. Sattılar. Benim öküzün eşi sizin gibi beylerin sofrasına et, sucuk oldu bey.

 

Atatürk, çok sinirlenmiştir. Alışkanlığı gereği kızdığı zaman kaşlarını çatmaktadır. Onun bu halini gören köylü,

 

— Bana niye kaş çatıyon bey. Yalan söylediğimi mi sanıyon? Sana ne söylediysem hepsi doğru. Ben Küçükçekmece Köyü’ndenim. Muhtara sor istersen.

 

Atatürk,

 

— Neden Kaymakam Bey’e gidip durumu anlatmadın ağa?

 

— Gittim bey.

 

Köylü duraksamıştır. Bunu anlayan Atatürk, devam eder.

 

— Kaymakam ne dedi?

 

— Git borcunu öde, dedi.

 

— Sen de Vali Bey’in yanına gitseydin.

 

Köylü Atatürk’ü bir müddet süzer. Atatürk, konuşmadan dinlemektedir. Köylü konuşmaya devam eder.

 

— Sen hiç Vali’nin yanına gitmemişsin bey. Halından belli oluyor.

 

— Halimden belli mi oluyor?

 

— He ya! Hem gitseydin bilirdin.

 

— Neyi bilirdim?

 

— Kapıdaki Jandırmaların adamı içeri koymadığını, bey.

Atatürk,

 

— Başvekil İsmet Paşa’ya telgraf çekip, durumunu niye izah etmedin?, diye sorar.

Köylü gülümseyerek,

 

— İnsanı güldürme bey. Başvekilin kulağı sağır, duymaz diyola, der.

 

Atatürk, kızmıştır.

 

— Peki! Gazi Paşa’ya niye telgraf çekmedin?, diye sorar.

 

— O’nun da bir gözü kör, görmez diyola. Hem, sen zenginsin. Tomofilin bile var. Bunları heç duymadın mı?

 

Atatürk, cüzdanından elli lira çıkarır.

 

— Bunu kabul et ağa. Öküzün yanına bir eş alırsın, der.

 

Elleri titreyen köylünün, elini sıkar. Yanından ayrılır. Hızlı adımlarla arabasına doğru yürür.

CHP döneminin, Osmanlı sonrası bu millete yapmadığı zulüm ve işkence kalmamıştır. Benim dedemin öküzlerini almışlar, zavallı dedem inekle çift sürmüş.

Ertesi gün inekten süt yerine kan sağılmış.

Allah bu mübarek gece yüzü suyu hürmetine bu CHP denen katil partisine fırsat vermesin inşaAllah…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Harbi Gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. | Site haritası