Harbi Gazete

Hulusi Üstün - AİT TÜM YAZILAR
RUSYA’NIN KARŞISINDA OLMAK

RUSYA’NIN KARŞISINDA OLMAK

Tarihi bir kenara koyup bugünü değerlendirmek mümkün değil. Vardığınız nokta sağlıklı olmuyor, değerlendirmeleriniz sosyal disiplinlerle ne kadar uyumlu olursa olsun tarihin akış yönünden sapıyorsa bir hüküm ifade etmez. Geçelim son on beş yılda yok edilmiş 250.000 Çeçen’i, onlar...

BİR ADAM ÖLDÜRDÜM BEN

BİR ADAM ÖLDÜRDÜM BEN

Ardahan’ın bir köyünde doğdu. Serveti koyunlarından ve kazlarından ibaret bir köylünün dokuz çocuğunun en büyüğü… ‘Ben köyümde çobanlık yapardım… Benim koyunlarım tok dönerdi akşam olduğunda. Kendimi bildiğim ilk yaşlarımdan beri sorumluluklarımı önemsedim.’ Çocuk sayılacak yaşta...

Oğlumun Patikası

Oğlumun Patikası

‘İşte bu benim oğlum!’ deyip bu yazının bir köşesine onun resmini koymak isterdim, ama fotoğraflarının bir yerlerde yayınlanmasından, başkasına gösterilmesinden hoşlanmıyor benim oğlum. ‘Utanıyormuş’ O bakımdan size onu tarif etmekle yetineceğim. Yaşıtlarına göre azıcık kısa boyl...

EĞİTİM MESELEMİZ

EĞİTİM MESELEMİZ

Bir yarışma düzenleyip dünyanın en kötü eğitim sistemine ilişkin projeler alınsaydı Türk Eğitim sistemi Bangladeş, Afganistan ve Cibuti’yi açık ara geçerek birinci olurdu. Her türlü imkan, para ve ekipmana rağmen Türk eğitim sistemi dünyanın en kötü sistemi. . . . Türkiye&#...

ŞEHİRDE KÖLE, KÖYDE ÖZGÜR

ŞEHİRDE KÖLE, KÖYDE ÖZGÜR

İstanbul, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir köşesinden, akan insan yığınlarıyla yeteneğin, sanatın, inceliğin hasılı her türlü insani değerin mezarlığı oldu. Anadolu bütün potansiyeli ile bomboş. Köyler ıssız, kasabalar köhne, şehirler tenha… Bu ülkenin çok uzun zamand...

BİR ŞEHRİN YARİ OLMAK

BİR ŞEHRİN YARİ OLMAK

İnsan ve zamandır şehrin bânisi. Tanrının şehir kurulmak üzere bir takım ayrıcalıklar kattığı topraklar üzerinde zaman ve insan el ele verir. İnsanoğlu taşa, toprağa ve suya emeğini, terini, estetik algısını katar. Zaman ise imkanları evirip çevirir, insanın aklına değer, gönlüne...

İNSAFLI OL İNSAFLI!

İNSAFLI OL İNSAFLI!

‘Fatih’teki Araplar’ konulu, ‘İçinde bu kadar Arab’ın olduğu gemi batıya gidemez gayri’ başlığıyla yayımlanan 2 Ağustos tarihli yazım ne çok paylaşıldı. Meramımı anlatabildiklerim olmakla birlikte yazdıklarımdan ifrat ve tefrit anlamlar çıkaranlar da oldu. İrkçı olduk, solc...

KAVGA EDEREK ÖMÜR GEÇİRİYORUZ

KAVGA EDEREK ÖMÜR GEÇİRİYORUZ

Elimizi erdirip düzeltemeyeceğimiz acıları öğreniyoruz. Hiç bir katkımızın ve etkimizin olamayacağı idealler için savaşıyoruz. Ayrıntılı vakıf olamayacağımız kavgalara taraf oluyoruz. Bizi hiç bir şekilde müdahil olamayacağımız global sorunlara bakış açımıza göre saflara ayırıyor...

MİMARİ GELENEK GEREKTİRİR

MİMARİ GELENEK GEREKTİRİR

Modern Türkiye’nin bir türlü başarılı olamadığı bir alandır mimari. Hani fikir dünyamız kısırdır ama ama bir kaç aklı selim adam çıkarmışlığımız vardır. Edebiyatta, sanatta, sporda başarılar göstermişiz. Mahkemelerimizin adaletle karar verdiği bile olmuş. Ama mimaride hiç b...

İçinde bu kadar Arab’ın olduğu gemi batıya gidemez gayri

İçinde bu kadar Arab’ın olduğu gemi batıya gidemez gayri

Dün Fatih’teydim. Suriçi’nde yürümek benim için tarihin içinde seyahattir. Tarihi kişiliklerle yoldaşlık, ecdadımla sohbet, ilk gençlik yıllarımı yad etmek, okul dönemlerini hatırlamak, evliliğim, ilk çocuğum… Her sokağı, her köşe başı ya yaşanmış ya okunmuş ya ...

15 Temmuz ve Doğuda Aydınlanmanın Şafağı

15 Temmuz ve Doğuda Aydınlanmanın Şafağı

Hafızasında binlerce yıllık hatıralar saklayan, üç asır önce iktidarını kaybetmiş, hareket kabiliyeti her geçen gün azalan yaşlı bir bünyeye benzer dünyanın doğusu… Tarih en çok bu bünyede tekerrür eder. Zaman en çok bu bünyede maraz çıkartır. En büyük sorunu zamana uyamamaktır, ...

Adanmış bir ömür

Adanmış bir ömür

Adını duymayanlar vardır. Çünkü kaba saba, sonradan görme, cahil, nobran, had bilmez, soysuz, kiblesi seyyar, kabiliyetsiz ama gürültücü, çıkarına göre şekil alan bir zaman adamı değildi. Tacir değildi, reklamcı değildi, yuutuubır da değildi, kaptığı köşeden her konuda öngörüsüzl...

Bu toplum affı kaldırmaz

Bu toplum affı kaldırmaz

Dillendirilen af gerçekleşirse ülkede Adalet Bakanlığını da, mahkemeleri de kapamak gerekir. Kader mahkumu denilen 30 bin katil, 15 bin sapık, 50 bin hırsız, 22 bin arsız ve 25 bin uğursuz affedilirse bunun oluşturacağı olumsuz sonuçları hesap etmek lazım. Toplumu ucunda durduğu ...

SURİYE’DE YAŞANANLAR VE İSLAM DÜNYASININ TANIMLAMA SORUNU

SURİYE’DE YAŞANANLAR VE İSLAM DÜNYASININ TANIMLAMA SORUNU

Sosyal paylaşım sitesinde yayınladığım Suriye’de yaşanan kaosun bir özgürlük savaşı olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dair kanaatlerime çok farklı çevrelerden gelen şaşırtıcı tepkiler üzerine kapsamlı bir yazı ile düşüncelerimi açıklayacağımı bildirmiştim. Evet Suriye’d...

İki mezar taşının öyküsü

İki mezar taşının öyküsü

lkinin adı Hristos’tu… Muhtemelen bundan yüz yıl kadar önce ölmüştü. İlginç bir öyküsü vardır tanışıklığımızın. İlginç, tesadüf dolu bir öykü… Anlatmasam olmaz. . . . Benim hatırladığım yıllarda Çantaköy heyelan sebebiyle iki kilometre güneydeki yeni yerine taşınmıştı. Boşaltılmı...

Benim bir kere öldü, kör oldum

Benim bir kere öldü, kör oldum

Babamla yanyana durduğumuzda yanyana duran dağlar gibiydik ama aramızda çok da anlamlandıramadığım başka dağlar vardı. Bin yıl önce konmuş dağlar. Bin yıl önce yükseltilmiş dağlar. Oğul ile baba arasında aşılamayacak dağlar, yürümekle bitmeyecek mesafeler… Tanımazdı beni sanki… H...

Sizin hiç babanız öldü mü?

Sizin hiç babanız öldü mü?

‘Sizin hiç babanız öldü mü?’ Bir Cemal Süreyya şiiri bu. Kendimi bildim bileli çok severim. İlk kez ne zaman okudum, nerede duydum hatırlamıyorum. Benim babam öldü. Ben de babası ölmüş herkes gibi kör oldum. Işığın sönmesi gibi olmadı benim babamın ölümü. Yanan bir mumun ağır ağı...

Avukatlar Günü

Avukatlar Günü

Babam istemişti hukuk okumamı. Okul bitince avukat olmayı ben seçtim. Çünkü hakim savcılık dedikleri memuriyetti sonuçta. Memuriyet ise bir nevi sürgünlük.. Ama avukatlık hürriyet vaad ediyordu. En çok avukatlar hür idi. İşin bu yönü beni çekti. . . . Meslekte eğitim sürecini de ...

Din elden gidiyor

Din elden gidiyor

Bu coğrafyanın son bin yıllık tarihindeki her önemli sosyal hareketliliğin ardında ‘din elden gidiyor!’ feveranı vardır. Selçuklu dağılırken Mevlana bağırıyordu ‘Din elden gidiyor!’ diye. Vaka-i Hayriye’den önce Yeniçeri bağırdı, Tanzimattan sonra bü...

Leyla’nın şimdiki zaman hali

Leyla’nın şimdiki zaman hali

Tanrı sanatının en güzel eseridir kadın. Yaratılmış her şeyi en güzel kılan özellik kadında toplanmıştır. Tanrı kadını baharın ılıklığından, gökyüzünün temizliğinden, denizin enginliğinden, çiçeklerin çekiciliğinden, kadifenin yumuşaklığından, kuş cıvıltısından, toprağın en berek...

Kırk seneden sonra farkettim, kitap okumamalı!

Kırk seneden sonra farkettim, kitap okumamalı!

  Dünyaya dair ilk keşiflerimdendir kitap. Hatırı sayılır sayıda kitabın olduğu bir evde doğdum. Kendimi bildim bileli başımı çevirdiğim her yerde, elimin altında, masanın üstünde, yatağın başucunda, duvarda, sehpada kitap gördü gözlerim. Dokunmaya dair ilk hazzımı kitap cil...

Seninle Birlikte ‘Biz’i de koydular mezara

Seninle Birlikte ‘Biz’i de koydular mezara

  Yüzyıl süren bir savaşın sonunda önce nüfusunun yarısından fazlasını, sonra yurdunu kaybetmiş bir halkın hatıraları ile büyüdük. Biz doğduğumuzda sürgünün üzerinden yüzyıldan fazla zaman geçmiş olmakla birlikte, acı hatıraları aile büyüklerinin zihninde canlı bir şekilde d...

Hoş geldin oğlum

Hoş geldin oğlum

Gündüz hava Arasat sıcağıydı, esmer bir durgunluk çöküyordu şehrin üzerine. Dal yaprak kımıldamıyordu. Akşam olunca çıkıp dolaşıyorduk kıyıda. Gökyüzünde yarımay vardı. Hani vaktini beklesek, üç beş gün daha sabredecek halimiz kalsa, doktor, “Bekleyin sorun olmaz dese,” bir dolun...

Bir Uçurum Yuttuğu Hayatlar

Bir Uçurum Yuttuğu Hayatlar

Öncesi ve sonrası var bu öykünün… Ciltler dolusu kitap olur bu uçurumun yuttuğu hayatlar… Üçünü bilin yeter… Dördüncüyü ne siz duyun, ne ben bileyim… 1947 yılı… Silivri’de yaşayan birkaç yüz kişilik Musevi cemaati şehri terk edip İsrail’e gitme kararı aldığında, kasabalıların Boş...

Deli hoca

Deli hoca

Bu yaz hiç aklımda yok iken gecenin bir saati gönlüme düşüverdi Mustafa Hoca… Uzun zamandır kendisinden bir haber almamıştım, neredeydi, nasıl idi? İstanbul’da olduğum altı yıl boyunca kasabaya pek seyrek geldiğim için görüşememiştik. Ayaküstü selamlaşmış, cami çıkışında rastlaşm...

Kahve güzellemesi

Kahve güzellemesi

Zihnimde muhabbet kelimesinin ne çok çağrışımı var… Birbirini seven insanların sohbeti, dil yakmayacak derecede bir sıcaklık, paylaşma, vazgeçememe, ağaç gölgesi, kahve tadı, kakule… Tüm bunlar sadece benim için mi muhabbetin olmazsa olmazıdır, yoksa herkes için muhabbet bu çağrı...

Bekleyin Mehdi Gelecek!

Bekleyin Mehdi Gelecek!

(Geçmiş yıllardaki yazılarımdan günümüze düşülen notlardan bir demet) Başlangıçta güya hürriyet meraklısı bir grup ile yılların diktatörü Esad arasında bir hırgürdü olup biten… Hürriyet senin neyine? Diktatör miktatör ama De Jure bir iktidar var işte… Biz nedense hemen De Facto g...

Türkiye’de hala sol okuyor, sol sorguluyor

Türkiye’de hala sol okuyor, sol sorguluyor

Anadolu Yakasında bir okuma grubunun konuğuydum geçtiğimiz hafta sonu. Turna Fırtınası’nı okudular ve yazarıyla sohbet ettiler. On iki kitap yazdım sanırım… Şimdiye dek böylesi bir okur grubuyla karşılaşmadım. Çeşitli Meslek gruplarından insanlar var. Hatta aralarında...

Tarih aptallar için tekerrür etmeye devam edecek.

Tarih aptallar için tekerrür etmeye devam edecek.

Aslında çok mühim gelişmeler olup bitiyor. Barzani’nin başına gelenler herkese ders verecek nitelikte. Bakın, uğruna onca hesap yapılan en az yüz yıldır kan dökülen bir davanın pratiğinin sonuçlarına… her şey gayet vazıh bir şekilde görülüyor. . . . ‘Uluslaşma s...

Üç Güzel Adam…

Üç Güzel Adam…

Dün akşam cüzdanımı kaybettim. İçinde nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, kurum kimlikleri, baro kartı, fotoğraflar, banka kartları ve bir miktar para… Kırık ayağımla uğraşırken bir de bu çıktı. Ben yitiğe üzülmem ama yenilemek müşkül iş… . . . Gece Neva’da arkadaşla...

İstanbul’u ancak deprem düzeltebilir

İstanbul’u ancak deprem düzeltebilir

Ben İstanbul için çok ama çok geç kalındığı kanaatindeyim. İstanbul’u ancak 9 şiddetinde bir deprem düzeltebilir. Şehir özellikle de son on yıl içinde korkunç bir darbe aldı. Öyle ki bu şehir bir başka ülke tarafından işgal edilmiş olsaydı daha az zarar görürdü. Bütün şehir...

IŞİD, Birleşik Kürdistan’ın ebesi İsrail’in dalgakıranıdır…

IŞİD, Birleşik Kürdistan’ın ebesi İsrail’in dalgakıranıdır…

Biz bunu zamanında söyledi idik. (14 Kasım 2015 tarihli yazım) IŞİD İslam’ın kendi dinamikleriyle ortaya çıkardığı bir yapı değildir. Eğer İslam’ın IŞİD gibi bir yapı doğurma kabiliyeti olsa idi bin dört yüz yıllık tarih boyunca sayısız IŞİD ortaya çıkmış olurdu. IŞİD...

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Harbi Gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. | Site haritası