SON DAKİKA

Beşiktaş neden kaybetti?

Bu haber 25 Kasım 2017 Cumartesi - 14:54 'de eklendi.
İskender Kordu
İskender Kordu

Ligde hafta sonunda Trabzonspor’la zorlu bir 90 dakika oynayan, rakibini uzatma dakikalarında bulduğu golle 4-3 mağlup eden Beşiktaş’ın Lyon maçındaki en büyük hatası yıpranan, yorulan, mental olarak da gücü düşen bir kadroyla sahaya çıkması oldu. Üstelik bunlara son maçta görev yapan Quaresma’nın sakatlığını, Aboubakar’ın da cezalı olmasını ekleyince Şenol Güneş biraz da mecburiyetten Mitroviç’i Marcelo’nun yanına çekerek Tosiç’i sol beke, Adriano’yu da önüne koyarak yeni bir formasyonla Lyon önünde sahaya çıktı.  Aslında her şey Beşiktaş’ın istediği gibi başladı.

İlk dakikalardan itibaren alanları iyi kontrol eden, rakibine boş alan vermeyen Siyah Beyazlılar dakikalar ilerledikçe de hem oyuna ağırlığını koydu hem de Talicka’nın akıl dolu asistinde Babel’in golüyle 1-0 öne geçti. Bu golden sonra Lyon takımı bütün riskleri alarak beraberlik golünü bulmak için Beşiktaş’ın üstüne geldi. Gelirken de geride bıraktığı büyük boşluklardan ve fırsatlardan yararlanamadık.

Beşiktaş’ın 2-0’ı da, 3-0’ı da bulması içten bile değildi oyunun gidişatına göre. Bence her şeyiyle doğru oynanan bir ilk 45 dakikayı geride bıraktık. İkinci yarıya da aynı kurguyla başladık. Ancak Lyon ikinci yarıda yaptığı iki oyuncu değişikliğiyle hem daha büyük direnç kazandı hem de oyunu tamamen Beşiktaş sahasına yıktı. Beşiktaş da bu bölümde ortasahayı rakibine bırakarak kendi sahasına yaslanmaya ve içeriye gömülmeye başladı.

Hafta sonunda Trabzonspor maçından kaynaklanan yorgunluklar hem Atiba’da, hem Talisca’da, hem de Oğuzhan’da ağır bir şekilde görülmeye başladı. Bu dakikalarda defans hattı kusursuz işlediği için oyundan düşen orta sahayı dirençli hale getirerek Lyon ataklarına karşı savunmayı orta sahada başlatmak için bir değişiklik bekliyordum. Oğuzhan, Atiba ve Adriano değişmeyeceğine göre tek şık Talisca’yı çıkarıp oyunu tutmak için Necip ya da Gökhan İnler’i oyuna almaktı bana göre.  Fakat Şenol Güneş ortasahada Talisca’yı çıkarmak yerine o ana kadar bana göre  Marcelo ile birlikte mükemmel bir tandem olan Mitroviç’i çıkararak Necip’i oyuna alması tam anlamıyla Beşiktaş’ın kimyasını bozdu.

Bu değişiklikle birlikte sahadaki oyuncuların da yerleri değişti. Adriano sol beke, Tosic stopere geçince Necip değişikliğinin bir anlamı da kalmadı bana göre. Zaten bu değişiklikten sonra Beşiktaş daha çok geriye yaslanarak oyunu tamamen kendi sahasında kabul etmeye başladı. Bu değişikliklerle birlikte kanatlardaki Adriano tehdidi ortadan kalktı Lyon için. Bu da Lyon’un daha rahat Beşiktaş’ın üstüne gelmesini sağladı. Adriano’nun geriye çekilmesi, defansif bir orta saha olan Necip’in de Atiba ile birlikte savunmanın önüne kadar gelmesiyle birlikte Beşiktaş defansı ile forvet hattı arasındaki mesafe de 70 metreye kadar çıktı.

Orta sahada Talisca’nın tamamen yorulması, Babel’in savunmaya yardım etmemesi nedeniyle oyun Lyon forvetleri ile Beşiktaş savunması arasında geçmeye başladı.

Şenol Güneş bunlar yetmezmiş gibi 74. dakikada da ortasahada tek top tutan Oğuzhan’ı da oyundan alarak Tolgay’ı da sahaya sürünce top tamamen Lyon’un eline geçti. Maçın son yarım saatlik bölümünde Lyon’da Velbuena kasırgası esti.

İstediği geniş alanları bulan; hiçbir baskı ve presle karşılaşmayan 33 yaşındaki orta saha oyuncusu hayatının belki de kariyer performansını ortaya koyarak 3 puanın mimarı oldu. Şenol Güneş’in oyuncu değişiklikleriyle Beşiktaş’ı sürekli geriye çektiği, orta sahayı tamamen rakibe bıraktığı son 15 dakikalık bölümde oyun neredeyse Beşiktaş ceza sahası içinde geçti. Doğal olarak da Lyon’un tam da istediği gibi bir oyun ortaya çıktı.

Beşiktaş kendi karakterinden uzaklaşarak özellikle orta sahada rakibine verdiği alanların cezasını 83. dakikada Tolisso’nun, 84. dakikada da Morel’in golüyle 2-1 geriye çekmek zorunda kaldı. Yaptığı değişikliklerle Beşiktaş’ın orta sahasını rakibe bırakan, Cenk’i ileride yalnız bırakan, Gökhan İnler gibi uluslar arası bir tecrübeyi oyuna almayı da ancak 87. dakikada aklına getiren Şenol Güneş’in birbirinden yanlış oyuncu değişiklikleriyle maçı adeta Lyon’a hediye etti.

Peki ne yapmalıydı Şenol Güneş. Bana göre Trabzon gibi 90 dakikası büyük bir efor sarfedilen maçın ardından bu maçta görev almayan Gökhan İnler bu maçta mutlaka kullanılmalıydı. Çünkü Lyon son lig maçında 6 as oyuncusunu dinlendirerek Beşiktaş maçına çıktı. Beşiktaş ise Trabzonspor maçında sürdüğü 11’i sakatlanan Quaresma dışında aynı 11’le çıktı. Tıpkı Dinamo Kiev faciasından önce yaptığı gibi 3 gün önce oynanan Fenerbahçe maçında sürdüğü 11’i sürdüğü gibi.

Lyon maça adeta dinlenerek çıkarken Beşiktaş 11’i Trabzon gibi ülkenin en iyi futbol oynayan bir takımıyla savaştan çıkarak Fransa’ya geldi. Aynı oyuncularla Lyon gibi dinlenmiş bir takım karşısına çıkmak hem oyunculara haksızlık, hem de forma için bekleyen oyunculara. Neresinden bakarsanız bakın Şenol Güneş’in iş bilmezliği.

Beşiktaş’ın önümüzdeki hafta oynayacağı rövanş maçı için en büyük şansı referandum nedeniyle hafta sonunda maç oynamayacak olması. Bu da oyuncuların hem dinlenmesini sağlayacak hem de daha güçlü bir mentalla sahaya çıkmalarını sağlayacak. Lyon’un da ligde maç yaparak İstanbul’a gelecek olmasını düşünürsek Şenol Güneş’in doğru işler yaparak, daha doğru bir oyun planı ve doğru değişiklikle oyuna müdahale ederek rövanşta Lyon önünde tur için yeterli skoru alacağını düşünüyorum. Çünkü bu Lyon kesinlikle Beşiktaş’ın ayarında bir takım değil. Ancak Şenol Güneş bu maçta olduğu gibi saçma işlere girerse Beşiktaş yarı finali göremez. Lyon’u durdurmak için yapılacak  tek şey Gökhan İnler’e on birde yer açarak Atiba-Gökhan İnler ikilisine Oğuzhan’ın vereceği destekle ortas ahada rakibini durdurmalı, kazandığı topları da üçüncü bölgeye çabuk taşıyarak sonuca gitmek.

Güneş’in yapacağı en önemli şey ilk maçta olduğu gibi özellikle orta sahada rakibe geniş alanlar bırakmamalı, Velbuena’ya özel önlem alarak etkili bir alan savunmasıyla durdurularak orta saha ile hücum hattı arasındaki pas bağlantısını tamamen keserek ortadan kaldırmak olmalı.

İkinci maçta Velbuena topla ne kadar az buluşturulursa oyun o kadar Beşiktaş’a döner.

Dikkat ettiyseniz özellikle ikinci yarının ortalarından itibaren bütün ataklar Velbuena’nın ayağından çıkan toplarla başladı. Velbuena’yı durdurmak ve topla buluşmasını engellemek için de Atiba’nın yanında mutlaka Gökhan İnler, skor bulunduktan sonra da Necip gibi alan savunmasında başarılı olan oyuncular ilk tercih olmalı. İkinci maçın kilidi tamamen alan savunmasının doğru yapılarak kilit oyuncuların topla buluşmaları ve tehlike bölgesine girmelerinin engellenmesi ile olacaktır. Takımın referandum nedeniyle dinleneceğini ve mental olarak da sahaya daha güçlü olarak çıkacağını düşündüğümüzde Beşiktaş’ın burada istediği skoru alarak Lyon’u elemesi kesinlikle müneccimlik olmayacaktır. Turun anahtarı bu saatten sonra kesinlikle Şenol Güneş’in ellerinde. Lyon’un bile değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE