Harbi Gazete

BÖYLESİ BAŞKA YERDE YOK!

BÖYLESİ BAŞKA YERDE YOK!
Safiye Kuyumcu
Safiye Kuyumcu( skuyumcu@harbigazete.com.tr )
61
08 Aralık 2018 - 10:26

Bugün biraz düşündüm ‘Neyimi paylaşayım sizlerle’ diye. Sonra aklıma biri geliverdi; bir çaycı abimiz…

Önceleri çalıştığım bir yerde tanışmıştık kendisiyle. Onun demlediği ile başkasının demlediği çay hep belli ederdi kendini. Abi bu ya! Gönlü de kocamandı biraz. Her gelene sormaksızın tadına doyum olmayan çayını ikram eder iki kelam sohbetini de hiç eksik etmezdi. Belki de sohbetiydi çayını doyumsuz kılan… Bilemeyiz ki.

İşte tam da şimdi sizlerle uzaktan izleyip tanık olduğum bir anını paylaşacağım bu abimizin. O gün erkenden işe gidip her şeyi halledip öğle saatlerinde iş yerinden ayrıldım. Ben ayrılırken yeni geliyordu o da işine. “Bugün benimle güzel bir gün geçireceksiniz.” dedi. Bir süredir izinliydi. Dönmüş olması beni çok mutlu etmişti. Yolda yürürken “İşimi halledeyim de güzel bir çay içeriz artık.” diye geçirdim içimden.

İşimi halledip geri döndüğümde bekleme salonunda bir hanımefendi ile oturuyordu abimiz. Herkesle selamlaştım, döndüğümü bildirdim. Merak ya, biraz onları izlemeye başladım çaktırmadan. Karşısındaki kadını dikkatle dinliyor, kendi hayatından kesitlerle bir teselli konuşması yapmaya çalışıyordu çaktırmadan.

Kadın sıskaydı biraz, eşarbını özensizce bağlamıştı. Derdi ise yüzüne yansımıştı. Belli ki abimiz kadına daha fazla dertlenmemesi için derdini de soramamıştı ya. Belki kendi dertleri kadınınkinden daha ağırdır da hafifletir sıkıntısını diye düşünmüş, çayının yanında kendi derdini ikram ediyordu ona. O da usulca dinliyordu.

Sohbetin sonlarına yaklaştıklarında kadın bir yudum daha aldı çayından. Artık ara ara tebessüm ediyordu. Tebessümü gözlerinin içine kadar yansıyordu. Ardından derin bir nefes alıp “Ben artık kalkayım, teşekkür ederim.” dedi. Bizim abi de çıkışa kadar onu geçirmeye karar vermiş, kadın ise mahcubiyet içinde zahmet etmemesi için söyleniyordu. Söylenmenin üzerine bizimki dayanamayıp ağzını açtı, başladı söze: “Misafiri 7 adım geçirene Cehennemin 7 kapısı kapanır, 8 adım geçirene 8 Cennet kapısı açılır ve dilediği kapıdan girermiş.” Ardından kadını geçirdi ve işine devam etti.

Şöyle bir kendime baktım. Daha geçen akşam eve misafir geldiğinde onlar ayrılırken dışarısı çok soğuk diye arkalarından çıkmadığım geldi aklıma şimdi. Hatta belki soğuk içeriye girmesin diye kapıyı hemen kapatmışımdır. Ah be Safiye ne yaptın sen!

Biz Türkler… Hep misafirperverlikle, sıcakkanlılıkla anıldık. Birilerine uzaktan veya yakından hep sevdirdik kendimizi. Hiç durmadık. Hep gülümsedik, kapıyı çalanı buyur ettik, içeri girene tok bile olsa zorla yemek yedirdik, çayını kahvesini de içirdik, evden ayrılırken yolluğunu bile yanına koyup sokaktan kaybolana kadar uğurladık. İşte bunun için söylüyorum: Böylesi başka yerde yok!

 

Not: Yazımı sonuna kadar okuyanlara selam olsun yine. Gülsevin Teyzeyi merak edenler, hatta onu ziyarette bulunmak isteyenler olmuş. Gazete sahibimiz çokça aranmış. Fakat teyzemizi sıkmamak adına adres paylaşımında bulunmadım, affınıza sığınırım. Ama herbirinizin selamını kendisine iletiyorum. Gülümsüyor ve sizlere selam söylüyor.

Sağlıcakla kalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Harbi Gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. | Site haritası