Harbi Gazete

Bürokratik Metal Yoğunluğu

Bürokratik Metal Yoğunluğu
Hüseyin Turan
Hüseyin Turan( huseyinturan@harbigazete.com.tr )
2.571
17 Ocak 2018 - 16:54

Sn. Cumhurbaşkanımız, “Siyasette metal yorgunluğu var” diyor, ancak bürokrasideki metal yorgunluğu, siyasetteki metal yorgunluğunun kat be kat üstünde. Bu metal yorgunu bürokratlar kendilerini en büyük iktidar yanlısı gösterirler ama gerçekte öyle değildirler. Bulundukları ortama göre hareket ederler, sorumluluk almazlar, en küçük olumsuzlukta İKTİDARI suçlar, siyasetçinin elini kolunu bağlar ve en sonunda siyasetçiye öldürücü darbeyi şöyle indirir:

Biz yasaya göre hareket ediyoruz. Yasayı uygulamak zorundayız. Söyleyin Bakana, Başbakana, Cumhurbaşkanına yasayı değiştirsin biz de işi yasaya uygun yapalım.

Aslında bürokrat rahat bir şekilde çözebileceği işi sorumluluk almayarak topu taca atar, kendini mağdur durumda gösterir. Bürokrata soracak olursan çok iş yapmak ister ama yapamaz, yasalar ve mevzuat ile eli kolu bağlıdır. İşte tam bu noktada sorumluluk almayan, işi çözmekte risk almak istemeyen bir bürokrat portresi çıkar ortaya…

İşte Türkiye’nin kurtulması gereken kesim bu bürokratik, oligarşik kesimdir. İşi çözmeyip topu siyasete atan kişileri anında kapı önüne koymadan da bu sorun çözülmez. Bu tip bürokratlar inanın siyasetten daha çok zarar verir İKTİDARA!. Gelen ağam, giden paşam diyen bu bürokratlardan ülkemizin kurtulması gerekiyor.

Peki bunun çözümü ne? Bunun tek çözümü; her siyası parti iktidara geldiğinde kendi ekibiyle (yönetici ekip) gelip, kendi ekibiyle gidecek. O zaman gelen ekip partisi iktidarda olduğu sürece elini taşın altına sokacak. Giderken eli ezilen kaybeden sadece İKTİDAR PARTİSİ değil, bürokratın da eli ezilmiş olacak. Bak o zaman o bürokrat işleri nasıl hızlı çözüyor ve çözüm üretiyor.

Ülkemiz Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile birlikte, uyum yasaları çerçevesinde alttaki yönetim sistemi de değiştirilmeli, kimse yerinde çakılı olmamalı. Daha da önemlisi hiç kimse devletin sırtında 25-30 sene yaşamamalı. Hiç kimse sadece iş alanı olarak artık sadece Kamu’yu görmemeli. Özel sektörün güçlenmesi ve üreten Türkiye için de bu çok önemli.

Türkiye için en büyük tehlikelerden bir tanesi de bürokratik oligarşinin büyümeye devam etmesi. Bugün AK Partili gibi gözüken bürokratların yarın çok kolay ve ilkesiz bir şekilde, koltuğunu korumak veya sırf makam ve mevki elde etmek için rahat bir şekilde saf değiştirebileceklerini net bir şekilde görüyoruz.

FETÖ’yle mücadelede de bu durum açıkça gözleniyor. Bürokratların bazıları sanki bu ülkede 15 Temmuz darbesi girişimi olmamış gibi davranışlar içinde, suskunlar. Bu konuda yorum yapmaktan kaçınıyorlar. Bu durum FETÖ’den korkmalarından mı, yoksa makam ve mevkilerini koruma kaygısından mı kaynaklanıyor, bu çok ciddi bir şekilde cevaplandırılması gereken konulardan biri.

Bu ülkede acilen 657 sayılı devlet memurları kanunu değiştirilmeli ve akabinde hangi siyasi parti iktidar olursa, o parti yönetici kadrolarının aşağıdan yukarıya kadar kendisiyle birlikte gelip kendisiyle birlikte gitmesi sağlanmalı. Siyasi iktidarla birlikte göreve başlayan bürokratın elini taşın altına koyması ve vatandaşta hemhal olması hem iktidarı hem de bürokratı yukarı taşır. Buna yakın uygulamalar Belediyelerde az da olsa var.

Sayın cumhurbaşkanımız AK Parti milletvekillerine, yöneticilerine ve belediye başkanlarına, “Yorgun olanlar kenara çekilsin, görevleri bıraksınlar ve daha dinamik yapıya sahip olalım, 2019’da hazır olalım” diye seslendi.

Aslında Sn. Cumhurbaşkanımız bunu söylerken AK Parti içindeki metal yorgunluğu içinde olanlar ve kripto FETÖ’cülere sesleniyor. Dün FETÖ’yle kol kola, diz dize, el ele olan AK Parti’nin yöneticilerine bu şekilde mesaj gönderiyor; “Biz göndermeden, siz görevi bırakın” diye. Bu seslenişi hiç kimsenin üstüne alındığını görmedik ve bu gidişatla da göremeyeceğiz.

Son günlerde kripto FETÖcu subaylar kendilerini ihbar etmeye başladılar. Hatta 15 Temmuz’da üst düzey bir komutanın yakın korumalığını yapan ve korurken vurulan subay bile FETÖcü çıktı. Kimin aklına gelirdi? Peki siyasetteki (hangi partide olursa olsun) Kripto FETÖCÜler kendilerini ihbar eder mi? ASLA…

Bu sorunun tek çözümü şu: AK Parti ve diğer siyasi partiler bu sorunun cevabını aldığı zaman kripto FETOCUları tek tek bulmuş olur. Peki bu soru ne? Bu soru şu: ‘Eğer FETO’nun 15 Temmuz darbesi gerçekleşseydi AK Parti ve diğer partilerdeki kriptolar (bürokrat+siyasetçiler) hangi tarafta olacaklar ve darbeden sonra görevlerine devam edecekler miydi? Daha da önemlisi bu kişiler hangi göreve getirilecekti?

AK Parti içindeki bazı siyasiler, AK Parti demeyip, “AKP içinde bulunmak zorundaydık. Bu hizmete, FETO’ya yardımcı olmak için kendimizi orada saklandık ve gizlendik” derlerdi. Çünkü bunların dini imanı olmayıp akıllarını bir şarlatana kiralamış kişilerdir. İşte bu sorunun cevabını da çıkacak sonuçlara göre kripto FETO’cuları AK Parti içinde tespit etmek çok daha kolay ve basit olur.

Hani sokakta 10 kişiye sorduk, diye başlayan meşhur bir yarışma programı var ya, oradaki gibi sokağa sorun her şeyi kolayca öğrenirsiniz. Dün sokakta, partide, ağzını sulandırıp FETÖ’ye ‘muhterem hocam’ diye hitap edenler bugün siyasette ve bürokraside duruyorsa nasıl mücadele edilecek bu yapı ve destekçileri ile?

Vay ülkemin haline!

Vay!.. Tek başına mücadele eden Cumhurbaşkanıma!.

Acınmamak için, acımayacağız!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Harbi Gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. | Site haritası