SON DAKİKA

Büyük ülke vatandaşlik reçetesi

Bu haber 26 Kasım 2017 Pazar - 15:19 'de eklendi.
Lokman Ayva
Lokman Ayva

Konuya geçmeden önce kısa kısa.

Osmanlı’nın son dönem başarılı başbakanlarından Sait Halim Paşa’nın yalısı şimdilerde Türkiye Beyazay Derneği’nin Muammer Ketenci defilesine ev sahipliği yapıyor. Bence bir bilet alıp hem mutlu olun, hem de mutlu edin. Tarih 8 Mayıs.

Medipol Üniversitesi’nde 4 Mayıs Perşembe öğrencilerle buluşuyoruz. Bekleriz.

Büyük ülke vatandaşı olmak için her hangi bir gayret göstermezsek ne olur? Çok basit. Önce çevremizdeki değişimleri görür, anlamaya çalışırız. Sonra o değişimin sonuçlarını görür ağzımızın suyunu akıtırız. Daha sonra kedinin ulaşamadığı ciğere yaptığı gibi onları kötülemeye başlarız. En sonunda da böyle yapanların sayısı artınca “biz demedik miydi, bu ülke adam olmaz” deyip hep beraber büyük ülkelerin oyuncağı oluruz. Ben böyle biri olmak istemiyorum ve böyle bir ülkem olmasını istemiyorum. Kendimi yormadan, yıpratmadan, hatta akıntıya kendimi bırakarak daha iyiye ulaşmak, gelişmek istiyorum. Bu nasıl olacak? Çok basit. Çoğunlukla birçok şeyi yapmayacağız ve sadece düşünce, duygu ve davranış bağlamında bir şeyler yapacağız.

Büyük ülkelerin vatandaşları ülkesinin ve toplumunun gelişmesinin önünü kesmezler. Kısır kavgalara girmezler. Sonunda hiç kimsenin kazanmayacağı mücadelelere girmezler. “Çok basit” dememin sebebi buydu. Gördüğünüz gibi “bir şeyler yapın” demiyorum aksine “yapmayın” diyorum. Mesela 1 Mayıs ve Taksim meselesi. Yıllarca kavga oldu. Taksim meselesi anlamsal bir konu. Taksim’deki 1 Mayıs törenine ben de katıldım. Öyle harika bir şey de değildi.

Mahkemelerdeki dava sayısı acayip artmış. Yahu iki insan niye mahkemeye gider? Alıp vermediğimiz ne var ki… Engelli çocuğu olan bir aile komşularını, apartmanda çocuklarına uygun değişiklik yaptırmıyor diye mahkemeye vermeye kalkıyor. Mahkemeyi gerektirmeyecek hukuki düzenleme var zaten. Gerek yok. Gerek olsa ve mahkemeye versen sonra ne olacak? Bu mesele komşu meselesi. Komşunla mahkemelik oldun ne olacak? Komşunun evinde yangın çıkınca itfaiyeyi aramayacak mısın? Komşularından biri astım krizi, kalp krizi geçiriyor; aramayacak mısın? Kalpsizsen aramazsın. Beni bir genel müdür hakaret ettiğim iddiasıyla mahkemeye vermiş. Ben genel müdüre resmi yazıyla yalan söylediğini, kumpas yaptığını, iftira ettiğini yazmış ve kimseye de söylememişim. Böyle hakaret mi olur? Savcılık da takipsizlik kararı verdi. O iddialarımın haklı görüldüğünü iddia etsem ne olacak şimdi? Sonuçta Böyle yapmak yerine bana ister resmi yazıyla, ister ziyaretime gelerek veya isterse davet ederek “bize böyle yazmışsınız, böyle yazdıran sebepleri öğrenmek yanlışımız varsa biz düzeltelim, sizin yanlışınız varsa sizin düzeltmenizi istiyoruz” dese ne zararı olacak? O yazı arşivler olduğu sürece o genel müdürün çocukları, torunları ve 7 nesli gidip görebilir. Kendi cevaplamadığı sürece o iddialar ortada bekliyor. İşte büyük ülke vatandaşı problemi anlayıp çözmeye odaklanır, uzun vadeli düşünür, geleceğe sorun bırakmaz. Çünkü geleceğe bırakılan sorunlar bir yerlerde ayağına dolaşır.

Büyük ülke vatandaşı olmanın reçetesi özetle şu, iletişimde, gönlünde, kalbinde, zihninde, işinde, ilminde,  sınır inşa etmeyeceksin. Bence sık sık kendinize sorun “Lokman (Hekim değil ama) Ayva’nın reçetesine uydum mu bu yaptığımla?” diye.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE