SON DAKİKA

Doğu’nun Paris’i!

Bu haber 17 Mart 2018 Cumartesi - 16:18 'de eklendi.
Sinan Akyuz
Sinan Akyuz

Bu hafta yolum Diyarbakır’a düştü. İnanın sevgili okurlarım, hayretler içerisinde kaldım. Neden mi? Gördüklerimden dolayı!

Peki, neler mi gördüm?

Doğrusu neler görmedim ki!

Bir kere, Diyarbakır olmuş Paris şehri! Evet evet yanlış okumadınız! Benim de şaşırdığım şeylerden biri buydu.

Diyarbakır’daki yollar ne yazık ki İstanbul’da yok. Vallahi şaka yapmıyorum! Şehir içinde gidiş-geliş üç şeritli yollar var. Hem de kaymak gibi olanından. Geniş caddeler, hatta bulvar desem abartmamış olurum.

O caddelerde şık elektrik direkleri. Hem de janjanlısından! Çok hoş direklerdi. Tövbe billah daha o direklerden bir tekini bile İstanbul’da görmüşlüğüm yok.

*

Elbette beni hayrete düşüren şey, yol ve elektrik direklerinden ibaret değildi. Diyarbakır’daki evler benim aklımı başımdan aldı. İnanın o apartmanları gördükten sonra şunu anladım ki, İstanbul’da yaşayan insanlar resmen kümeste yaşıyor.

40-50 yıllık döküntü binalar, kibrit kutusu gibi evler. Ama Diyarbakır’daki binalar öyle mi? Tamamen akıllı binalar ve Fransız sistemi. Hem de birçoğu site bu binaların. Havuzu var, park alanları var. Ve en önemlisi gecekondu yapılaşmaları yok.

*

Şimdi bazılarınız haklı olarak şu soruyu sorabilir: “Bu yazar bizimle dalga mı geçiyor?”

İnanın sevgili okurlarım, kendi gözlerimle görmesem, biri bana yukarda bu yazdıklarımı anlatsa, ben de sizin gibi aynı şeyi düşünürdüm.

Ama gelin görün ki gerçek anlattığım gibi. Gidip orayı görmek lazım. Öyle fikir sahibi olmak lazım.

Bu kadar güzelliği anlatınca size, peki olumsuz hiçbir tarafı yok mu?

Olmaz mı? Elbette var. Mesela terör örgütü PKK gibi. Mesela HDP gibi. Var olan güzel şeyleri ne yazık ki bunlar engellemeye çalışıyor.

Bir kitap fuarı yapıldı. Fuarı düzenleyen de belediyenin kendisi. Ama devletin atadığı kayyumların eşliğinde yapıldı bu fuar.

Ama HDP’liler ne yapmış? Ev ev dolaşıp vatandaşlardan kitap fuarına gitmemelerini istemiş. Şimdi olacak şey mi bu? En azından ben kendi adıma konuşuyorum. Orada yaşayan vatandaşlarımıza değer verip zaman ayırmışım, ama birileri okurlarımla benim arama giriyor. Bir tek ben değil, bütün yazarlarla okurları arasına.

*

Bence artık hem terör örgütü hem de bölge siyasetçileri bu ucuz ayak oyunlarını bir kenara koymalı. Ben Diyarbakır’ın bu güzel değişiminden nasıl mutlu döndüysem İstanbul’a, oradaki siyasetçiler ve terör örgütü yandaşları da bu halkın yakasından düşmeli artık.

Bilmem yanlış mı düşünüyorum sevgili okurlarım? Bir yazarın okuruna, bir okurun da yazarına asla zararı dokunmaz. Edebiyat konuşmak, siyaset konuşmaktan her zaman daha güzel olmuştur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE