SON DAKİKA

Harbi Gazete
Aslan Balcı
Aslan Balcı

Fransa’da 300 barbar ve DEAŞ zihniyetli cahil

Fransa’da 300 barbar ve DEAŞ zihniyetli cahil
Bu haber 14 Mayıs 2018 - 10:22 'de eklendi.

Bir önceki yazımızda Asya’nın bir ucundaki Pakistan ile Avrupa’nın sınırındaki Kosova’yı kapsayan uluslararası Barış Yolu Sempozyumu gerçekleştirdiğimizi sizlerle paylaşmıştık. Biz tüm dünya ve insanlığın barış ve huzur içinde yaşamasının yollarını ararken Fransa’da 300 barbarçıkıyor çağlar üstü Kur’an-i Kerim’i eleştirme küstahlığına kalkışması asla hoşgörü ile karşılanamaz. Yapılan tam manasıyla barbarlıktırTerördür. Evrensel insan haklarına aykırı yayımlanmış bir paçavradır.

Kendilerini “Aydın(!)” olarak tanıtan bir takım soysuz Fransız “Yahudi düşmanlığı yayıyor” iftirasıyla Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlerin çıkarılmasını istedi. Bu insan müsveddeleri ortaya bir fikir koymuyor. Aksine bunlar İslam ve Müslüman düşmanlığı yapıyor. Bunu bir küstahlık ve insan haklarına saldırı olarak kabul ediyorum. Burada fikir hürriyeti falan yok. İftira ve nefret suçu işlendi.

Aralarında yazar, sözde sanatçı, siyasetçi ve azılı İslam düşmanı Yahudi asıllı eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nın de oldğuğu Ortaçağ kafasına sahip 300 Fransız, DEAŞ fikriyatına sahip barbar böyle bir kepazeliğe imza atmış. Bunlardan yazar veya sanatçı olamaz. Bunlar olsa olsa beyinsiz, aptal ve şiddet yanlısı sokak Vandalı olur.

Sarkozy denilen hilkat garibesi ve cibilliyeti belli olmayan kişi cumhurbaşkanlığı zamanında hem dünya hem de ülkesindeki Müslümanlarla uğraştı durdu. Sonunda tarihin çöplüğüne atıldı ancak orada da rahat durmuyor. Kendi gibi 300 hastalıklı beyin buldu ve Allah’ın kitabına karşı küstahçasaldırıda ve iftiraya başladı.

Bırakın Fransa’daki 300 DEAŞ kafalı yobazı tarih boyunca nice krallar, hükümdarlar ve güç sahibi olduğunu zanneden zavallı diktatörler İslam’ı ve Kur’an-ı Kerime yeryüzünden kaldırmak istedi. Hepsi rezil oldu. Hiçbiri başarılı olamadı. Kur’an’ın tek bir harfini dahi değiştiremediler. Kıyamete kadarda değiştiremeyecekler. Buna kimsenin gücü yetmez.

 300 Fransız kara cahil çağın Ebu Lehebleridır

Çünkü âlemlerin Rabbı olan Allah teala Kur’an-ı Kerimin korumasını bizzat kendi kudretine almış. “Şüphesiz o zikri (Kur’an-ı) biz indirdik Onun koruyucusu da elbette biziz.”  Onun için bu konuda hiçbir şüphe ve korkumuz yok. Ancak bu cahil ve yobaz bağnazların İslam düşmanlığı yapmaları zoruma gidiyor.

 Bu çağ dışı ve barbarca çağrıyı yapan ahmaklar zamanımızın Ebu Lehebleri ve Ebu Cahilleri olarak lanse edilecektir. Bunlar 21. Yüzyılın yüz karalarıdır. Bunlar İslam düşmanlığından dolayı böylesi korsan bir bildiriye imza attılar. Oysa Kur’an’da terör değil hep barış ve insanların huzuru, mutluluğu için tavsiyeler var. Sömürüye dayanmayan, haktan ve emekten yana insan haklarının savunması ve işçinin hakkının ödenmesini emreden bir öğretiyle karşılaşırlardı.

Bu cahil 300 yobaz, bırakın Kur’an-ı okumayı, okuyandan gerçekleri dinlemeye dahi tahammülleri yok. Bunlar yarasa gibidir. Gün ışığından kaçar gibi hakikate ve gerçeklere gözlerini ve gönüllerini kapattılar. En dikkat çekici durum ise bu 300 kişinin arasında Siyonistlerle birlikte bazı fanatik Hristiyan gruplar da var. Bunların bir kısmı kendilerine göre “dindar” olduğunu iddia edenler de var.

Gerçek anlamda her hangi bir dine veya felsefeye inananlara karşı asla ön yargım olmaz. İnancı bana ters olmuş olsa bile ona kendi doğrularımı anlatırım ancak asla ötekileştirmem. Hatta saygı bile duyarım. Hiç olmazsa savunduğu ve benimsediği bir inancı veya felsefesi var. Böyle kişiye ancak saygı duyulur. Bu garip ve tuhaf kişiler ise saygıyı asla hak etmiyor. Çünkü bunlar Müslümanları ve İslami dışlayarak sözüm ona terörle(!) aynı kareye yerleştirerek manipülasyon yapıyorlar.

Yahudi ve Hristiyanlar kendi kitaplarını tahrif etti

Kendini dindar Hristiyan ve Yahudi olarak kabul eden bu soytarılar eğer gerçekten kendilerinin olduğunu sandıkları Tevrat ve İncil’i okumuş olsalardı ilk önce bu kitapların terör ve şiddet yaydığı için yasaklanmasını talep etmeleri gerekirdi, tabi bunun için gerçekten barış ve huzurpeşinde olmaları gerekir. Böyle bir dertlerinin olmadığını zaten hepimiz biliyoruz.

Bildiğiniz gibi gerçek Tevrat ve İncil Kur’an-ı Kerim gibi Allah tarafından Hazreti Musa ve Hazreti İsa’ya indirilmiştir. Bizler Müslüman olarak bu kitapların gerçek olduğuna ve o peygamberleri de kendi peygamberimiz olarak kabul eder ve inanırız. Ancak bu kitaplar Yahudi Haham ve Hristiyan Papazlar tarafından kendi çıkarlarına uygun hale getirerek değiştirdiler. Bundan dolayı bu kitaplara “tahrif edilmiş” diyoruz.

Söz konusu Tevrat ve İncil tahrif olduğu için Allah Teâlâ bu kitaplardaki tüm temel özellikleri bilhassa inanç ve temel insanı değerleri muhafaza ederek tüm insanlığa gönderdi. Din olarak İslam’ı, Kitap olarak Kur’an-ı ve son elçi olarak da Hazreti Muhammed’i (S.A.V) gönderdi. Bundan sonra kıyamete kadar hiçbir kitap, din ve peygamber gelmeyecektir. Bu din ve kitap kâinatta olan her şeyi kapsayan ve kıyamete kadar bu kitaptan yeni icat ve mucizelerin çıkacağı kutsal bir kitaptır.

Burada sadece Müslümanların değil tüm insanlığın barış ve huzur içerisinde yaşayabilmeleri için emirler bulunmaktadır. Bu kitap eski azgın ve nice peygamberi katleden, toplumu ifsat eden Yahudilerden bahseder. Onların yaptıklarını bize aktarır ki bizlerde onlar gibi olmayalım. Hristiyanların nasıl sapıttıklarını ve Hazreti İsa ile bir ilişkilerinin kalmadığını geçmiş kıssalarla anlatır ki doğruyu bulalım ve onların kendi elleriyle yaptıkları putlara Tanrı diye tapmayalım bize öğüt verir.

Avrupa’daki İslamafobi faaliyetlerinin arkasındaki güçler

Hatta Kur’an-ı Kerim inanmayanlara ve Allah’a şirk koşanlara meydan okur. Bakara süresinin 23. Ayetinde “Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz Kur’an hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir süre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın ( ve bunu ispat edin)” Şimdiye kadar hiçbir yalancı ve sahtekar Kur’an’a kısmen de olsa denk gelebilecek bir eser ortaya çıkaramadı. Bunu bilen Siyonist ve emperyalist çevreler Fransa’daki 300 akli evvel gibi aptalları öne sürerek sözde İslam’a ve onun kutsal kitabına leke sürmeyeçalışıyorlar. Boşuna uğraşıyorlar. Bu kitaba hiçbir şekilde zarar veremezler!

Tüm dünyada İslam’ı, Müslümanları kötüleme ve karalama yarışına giren Siyonistler ile Vatikan çetelerinin çaba ve uğraşlarına rağmen İslam’ın özellikle Avrupa’da yayılmasına engel olamıyorlar. Bundan dolayı yıllardan beri İslamafobi faaliyetleri halkı İslam’dan soğutmaya çalışsalar da başarılı olamıyorlar. İslam batıda en fazla ilerleyen ve insanların gönüllerinde taht kurmaya devam ediyor. Her ne kadar DEAŞ ve benzeri terör örgütlerini Müslümanmış gibi göstermeye çalışıyorsalar da son zamanlarda foyaları ortaya çıktı ve durağanlaşan ivmenin yeniden başladığını görünce 300 aptalı bularak böylesi komik bir soytarılığa soyundular.

Sanki Kur’an-ı Kerim insanların veya belli grubun kontrolünde imiş de içindekileri bu 300 barbar Fransız’ın istediği şekilde dizayn edelim. Kendi kitapları gibi bizde istediğimizi ekleyelim istemediğimizi de çıkaralım(!) Bunlar sadece barbar değil gerçek anlamda çok cahil ve aptallar. “Şiddet ve Yahudi düşmanlığı yaydığı” dedikleri Kur’an-ı değil de kendi inandıkları kitaplara kısaca bir göz atalım. Terör ve insan hakları ihlallerinin nasıl da din kisvesi altında yutturulduğunu görelim.

İncil ile Tevrat’taki terör ve şiddet yanlısı söylemler 

Bildiğiniz gibi binlerce İncil yazılmıştı. Bu İnciller kafa karışıyordu. İznik’te 325 yılında bir konsil kurularak İncilleri azaltma yoluna gittiler. En sonunda 4 farklı İncil’de karar kıldılar. Ama İnciller arasında bile ciddi ihtilaflar var. Bu İncillerden Luka’da sözde tanrının oğlu olan İsa geliş gayesini açıklıyor. “ Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş şimdiden alevlenmiş olsaydı” der.

Bir başka yerde, “Siz benim yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum. Ben ayrılık getirmeye geldim. Bundan böyle bir evde beş kişi, iki kişiye karşı bölünmüş olacak.”  Matta İncilinde ise, “Yeryüzüne barış değil kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben anne ile kızın arasına ayrılık sokmaya geldim.”

Lanetlenmiş ve hayatları boyunca bozgunculuk yapan Yahudilerin tahrif ettiği sözde Tevrat’ta ve onun açıklamasının olduğu Telmud’da öyle dehşet ve terör estiren ibare ve beyanatlar var ki anlatmaya ve yazmaya hayam müsaade etmez. Her şeyden önce Yahudi olmayan herkesi köle ve hayvan gibi gören ırkçı bir zihniyetten bahsediyoruz. Bunlara göre kendilerinden olmayan herkesin canı ve malı onlara Tanrı tarafından bahşedilmiş(!)

İşaya bölümünde, “Yakalanın bedeni delik deşik edilecek. Ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözlerinin önünde parçalanacak. Evleri yağmalanacak. Kadınların ırzına geçilecek” gibi sapıkça ve sadistçe onlarca ibare bulunmaktadır. Bu sapık inanç gereği İsrail’deki işgalci çapulcular 70 yıldan beri masum Filistinleri katlediyor. Temel dayanakları bu sapık inanç ve sözde kitaba dayanıyor. Buna rağmen ben bu kitapların yasaklanmasını savunmam.

Bu barbar ve asrın 300 Fransız cahili kendi aptallıklarına ve terör yanlısı felsefelerine bakmadan barış dini olan İslam’a saldırmakla ne denli hata yaptıklarını ve tarihe kara cahiller olarak geçeceklerini belirtmek isterim.

İslam kimsenin kutsalına saldırmaz. Tüm insanlığı daha güzele ve barışa çağırır. Ancak Müslümanların kendini savunma hakkının ve bu uğurda kahramanca mücadele etmenin de bir erdemlik olduğunu anlatır. İslam, tüm insanlığın mutlu olacağı ve huzur bulacağı bir inanç sistemidir.

300 aptal ve barbar Fransız’ın zırvaları önceki iftiraların sadece kötü bir kopyasıdır.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER