SON DAKİKA

İslamafobi bir insanlık suçudur!

Bu haber 26 Kasım 2017 Pazar - 15:42 'de eklendi.
Aslan Balcı
Aslan Balcı

Dünyada ve özellikle Avrupa’da kendinden olmayanlardan nefret edenlerin sayısının artması son derece üzücüdür. Bu durum tehlikeli boyutlara ulaştı. Söz konusu ayrımcılık yaklaşık 20 yıldan beri Müslüman düşmanlığına dönüşmüş olması düşündürücüdür. Bunun için “İslamofobi” diye bir tabir uydurdular. “İslam korkusu” olarak tercüme edebileceğimiz bu terim aslında  Müslümanlara ve İslam dinine karşı beslenen ön yargı ve ayrımcılıktan kaynaklanmaktadır. Bu da beraberinde kin, nefret, düşmanlık ve ayrımcılığı getirmektedir. Dünya’yı ve Avrupa’yı bu hastalıktan kurtarmak gerekir.

İslamofobiaya dikkati çekmek ve insanları bu hastalıktan kurtarmak için mücadele eden kuruluşlar Tuzla’da bir araya geldi. Uluslararası Hak İhlalleri Merkezi’ni (UHİM) temsilen “Nefret Suçlarıyla Mücadele Çalıştay”ına katıldık. İslamofobi ve nefret suçlarıyla mücadele etmenin yolları ve çözümleri üzerinde sahasında uzman kişiler ve kuruluşlar sunum yaptı. Son derece başarılı ve etkili bir 3 günlük bir çalıştay oldu.

Sosyal Uyum İçin Avrupalı Müslümanlar Girişimi (EMISCO) önderliğinde, Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesindeki Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (OSCE/ODIHR),Türkiye’den Kültürlerarası İletişim Merkezi (KİM), Fransa’dan Avrupa Konseyi Kuzey Güney Merkezi, Belçika’da bulunan düşünce kuruluşu Thinkout ve Avrupa Konseyi uzmanlarının yanında Türkiye’den 18, Avrupa’nın 12 ülkesinden akademisyen ve aktivesiler katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını EMISCO başkanı Lord Nazir Ahmed yaptı. İslamofobi teriminin 15 yıldan fazla Avrupa’da kullanılmaya başlandığını ve bölgede yaşayan Müslümanların güçlük çektiğine dikkati çekti. Her geçen gün Avrupa’da yaşayan Müslümanların fiziksel ve sözlü saldırıya maruz kaldığını aktaran Lord Ahmed, farklı renkte olanlara, Müslüman olduğu anlaşılanlara, basın ve yayın yoluyla sevgili Peygamberimize ve Müslümanlara hakaret edildiğini,  İslamofobi’nin artık sokalar da dahi yaşandığını aktardı.

Çalıştayın düzenleyicisi EMISCO’nun Genel Sekreteri Bashy Quraishy, ayrımcılığa karşı birlikte çalışmanın öneminin anlaşılması için bu çalıştayın yapıldığını ifade etti. Girişimin sözcüsü ve İslamofobi uzmanı Veysel Filiz bey, Avrupa’da yaşayan Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarının hukuki bir zemininin olmadığını vurguladı. Başta STK’lar ve devletlerin girişimiyle İslamofobi’nin suç tanımı içerisine alınmasının önemi üzerine durdu.

İslamofobia hukukta suç olarak kabul edilmelidir!

Kendinden olmayanı ötekileştiren ve gittikçe paranoyak hal almaya başlayan Avrupa’da bir Müslüman’a karşı inancından dolayı işlenen suçlardan hukuki işlem yapılamıyor. Çünkü Batı’daki hukuk ve suç tanımında “inancından dolayı şiddete maruz kaldı” gibi ifadeler yok. Bundan dolayı şimdiye kadar Irkçı ve Faşistlerin gerçekleştirmiş olduğu insanlık dışı eylemlerden ceza alan olmadı. İslamofobi’nin suç tanımı olmadığından terör yanlısı kişiler Müslümanlara karşı vahşice saldırıları gerçekleştirmekte bir beis görmüyor.

Avrupa’daki hukuksuzluğu gören ve herkesin eşit vatandaş statülüsünde muamele görmesi gerektiğini dile getiren Filiz, bir Müslüman ve bir insan olarak haksızlığa karşı durulmasının altını çizerek, “Haksızlığa uğrayan bütün insanların haklarını savunmalıyız.”  dedi. Bunun için İnsan Hakları alanında örgütlenmek, ve meşru yollardan hem Müslümanların hem de insanların haklarını savunmamız gerekir. Batı toplumunun insanlığa sunacağı bir katkısı kalmamıştır. Aksine ayrılıkçı ve nefret dilini kullanmakta birbirleriyle adeta yarışa giriştiler.

Bir zamanlar insani değerleri savunan Batı toplumunda bulunan yabancı işçiler, göçmenler ve özellikle de Müslüman topluluk politik nedenlerle istenmez hale getirildi Çalıştay’a ev sahipliği yapan Tuzla Belediye Başkanı sayın Şadi Yazıcı da bu konuya değindi. Çağımızın en büyük hastalığının insanın istenmeme hissi olduğunu belirten Yazıcı, “Müslümanlara ya da başka inançtan olan Hıristiyan veya Yahudilerin inançlarından dolayı dışlanmasının çağımızın en büyük hastalığı” olduğunu dile getirdi.

Öğrencilik yıllarında dil eğitimi için İngiltere’ye gittiğinde bir İngiliz çiftin evinde kalan Ak Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık namaz kıldığı için ev sahibinin kendisine kaba davrandığını anlattı. Kendi üslubuyla “ O zaman İslamofobi falan yok. Bu olay nerdeyse İsa’dan önceydi.” Ahlak olarak kendisini çok takdir ettiklerini ancak dini yaşayış nedeniyle tenkit ettiklerini ve dışladıklarını anlattı. Olay her ne kadar İngiltere’de olmuş olsa da aslında tüm Avrupa’nın genlerinde İslam’a ve Müslümanlara karşı bir nefretin var olduğunu gösteriyor.

Oysa İslam’da gayrimüslimler için hususi hukuki maddeler bulunmaktadır. Onlar Allah’ın birer kulu ve yarattığı “eşrefi mahluk”  olduğundan değer görür ve hukuku hiçbir zaman çiğnenmez. Müslümanların insanlara bakış açısı ile Hristiyanların bakış açısının çok farklı olduğunu dile getiren Kıyıklık, Hristiyanların Müslümanlara karşı nefret hissetmelerinin temelinde bilgisizlik ve cahillik olduğunu aktardı.

Sağcıların yanında solcularda nefret söylemine sarıldı

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde bulunan “Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele” özel temsilcisi  Doç.Dr.Bülent Şenay, Son zamanlarda Batı’da İslamofobi’nin arttığına dikkati çekerek, Avrupa’daki İslam karşıtlığını ve Müslümanlara yönelik nefret söylemini temel alan siyasal söylemlerin yalnızca aşırı sağcı partilerin yanında geleneksel sol ve liberal eğilimli siyasi hareketler içinde de yaygınlaştığını dile getirdi. Avrupa kuruluşlarının İslamofobi’yi bir suç olarak kabul etmesi için çalışma yaptıklarını belirtti.

AGİT bünyesinde faaliyet gösteren Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (OSCE/ODIHR) yetkilisi Sayın Dr. Azra Junuzoviç, örgüt olarak 57 ülkede faaliyet yaptıklarını ve İslamofobi’nin suç unsuru olarak kabul edilmesi için ilgili kurumlarla irtibat halinde olduklarını ifade etti. Avrupa’da haksızlığa uğrayan Müslümanların ve STK’ların bu hukuksuzlukları raporlamaktan çekinmemelerini ve işlenen suçların mutlaka raporlanıp hem kendilerine hem de ilgili birimlere ve özellikle medya aracılığıyla yapılan hukuksuzluğun duyurulmasının önemini anlattı.

Dermana Seta ile birlikte Azra Junuzoviç’in yürüttüğü eğitim çalıştayı’nda Nefret suçlarının ve ön yargının tanımlarıyla birlikte uluslararası arenada bu suçlarla nasıl mücadele edileceğinin yollarını izah etti. Avrupa’nın önde gelen STK’ları ile ülkemizin bu alanda faaliyet gösteren STK temsilcileri anlatılanlara bazen ekleme yaparak görüş bildirmeleri çalıştayı daha da zenginleştirdi. Özellikle bayan kardeşlerimizin gümrüklerde, resmi dairelerde ve devletle alakalı olan işlerde giyimlerinden dolayı dışlandıkları ve hukuk dışı davranışlarla karşı karşıya kaldıklarının anlatılması katılımcıları duygulandırdı.

Avrupa Konseyi Kuzey Güney Merkezi Başkanı Dr Jean Marie Heydt, insanların birlikte yaşayabilmesinin önemli olduğunu ve ortak gelecek için birlikte çalışmamız gerektiğini belirtti. Katılımcıların bilinçli ve Batı’da yaşayan Müslümanların dertleriyle dertlenmek için özveride bulunduklarını gördüm. Bunun için EMISCO’ya teşekkür etmek istiyorum. Bu gençleri motive ederek karşılık veya dünyalık bir menfaat beklemeden bu yola yönlendirmelerini önemsiyorum.

İnsanların ortak değeri olan özgürlüklerin kısıtlanması Avrupa ile Batı dünyasına kısa vadede ve siyasi arenada belki fayda sağlayabilir ancak uzun vadede kendilerinin bu ayrımcı tutumlarından dolayı zarar göreceği bir gerçektir. Dinimizin kesinlikle yasakladığı ırkçılık kimseye faya sağlamamıştır. Bu hastalıklı ideoloji insanları sapkınlığa ve terörizme davet eder. Biz ise insanlığı barışa ve huzura davet ediyoruz.

Dünya ve Batı toplumunun Müslümanlardan ve bu çalıştaya katılan “kahramanlardan” öğreneceği çok şey olduğunu belirtmekte yarar olduğuna inanıyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE