SON DAKİKA

İslamın İlk Kıblesi: KUDÜS

Bu haber 16 Aralık 2017 Cumartesi - 13:14 'de eklendi.
Emircan Hızlı
Emircan Hızlı

Hz Muhammed (s.a.v), Miraç mucizesinin gerçekleştiği Kudüs, Müslümanların Mekke’den önceki kıblesi olmuştur. Hz Ömer (r.a) zamanında Müslüman toprağı olmuştur. Yüzyıllarca, Müslüman devletlerinin kontrolü alında kalan Kudüs üç semavi dinin mensuplarının özgürce ibadet edebildiği bir bölge olmuştur ki bütün Müslüman bölgelerde farklı din mensupları özgürce ibadet edebilmiştir. Bu Kuran-ı Kerim’in emridir.
Haçlı seferleri sonucu, Kudüs el değiştirmiştir ki Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethinden sonra gene Müslüman devletlerinin kontrolünde kalmıştır.
Kudüs; 1516 yılında Osmanlı Devleti kontrolü altına geçmiştir. Osmanlı Devleti zamanında da Kudüs, uzun yıllar istikrarlı bir dönem geçirmiştir. Semavi dinlerin özgürce ibadet edebildiği kendine yakışır yapısını korumuştur.
Fakat Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine doğru, Siyonizm doğmaya başlamış ve bu topraklar hakkındaki emellerini gerçekleştirmeye başlamıştır.
Britanya Başbakanı Lord Arthur Balfour’un, Siyonizmin hamisi Lord Lord Rothschild’e gönderdiği mektup Kudüs ve çevresinde yıllarca sürecek bir karışıklığa ve bilinmezliğe yol açmıştır. Britanya kaynaklı bu karışıklığın fitili, bugünlere gelen sürecin başlangıç mührü olmuştur.
Temel atılmıştır ve bu dönemden sonra artık o bölgenin yerleşimi hakkındaki göçlerlerle oynanacak oyun sahneye konulmuştur. 1967 yılı, mukaddes Kudüs için kritik bir yıl olmuştur. Altı Gün Savaşı olarak adlandırılan savaş sonucu; İsrail, Kudüs’te hakimiyet sağlama çabasındadır ve Doğu Kudüs dahil bütün Kudüs’ü kendi Kudüs Belediyesi olarak adlandırmıştır.
İsrail yönetimi, bu tarihten sonra Kudüs’teki Müslümanlara din özgürlüğü tanımamıştır. Müslümanların ibadetlerini yerine getirmelerine dini baskıyıda geçerek şiddetle karşılık vererek medeni dünyanın çelişkisi olmuştur.
Kudüs, yıllar boyu ibadet eden Müslümanlara yapılan şiddetle anılmıştır. Kudüs Müslümanlar için hep kanayan bir yara olmuştur. Özellikle son yıllarda İsrail yönetimi Kudüs’te ibadet etmek isteyen Müslümanlara koyduğu kota ise çağımız dünyası için antimedeni bir durumdur. İnsanların Mescid-i Aksaya alınmaları İsrail polisinin kontrolünde gerçekleşmiştir. Daha birkaç ay önce Mescid-i Aksa’da Cuma namazının kılınmasını engellemesine hepimiz şahit olduk. Ardından da çevredeki insanlara karşı gösterdiği şiddet eylemleri hafızamızdaki yerini hala korumaktadır.
Bugünlerde ise 1917’den beri devam eden sürecin halkalarının önemli bir bölümü gerçekleşmiştir. Siyasi ikbal dolayısıyla Birleşik Devletler Başkanı Kudüs’ü başkent olarak tanıdığını bütün dünyanın gözü önünde açıklamıştır. Doğudan batıya birçok ülke, bu karara karşı çıktığını beyan etmiştir.
1969 yılında Mescidi Aksanın yakılması sonucu kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olan Sayın Cumhurbaşkanımızın acil daveti üzerine kendisinin ev sahipliğinde bir haftaya kadar İstanbul’da toplantı gerçekleştirecektir. Bu toplantının amacı İslam ülkelerinin ortak hareket etmesini sağlamaktadır.
İslam dünyasının baştan başa karışıklık içinde olması ve her gün yeni bir gündem, yeni bir acı olması hepimiz tarafından üzüntü ve çaresizlik duyguları uyandırır olmuştu. Kim bilir bu mesele üzerinden bir uyanış gerçekleştirir…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Türker15 Mart 2018 / 22:56Cevapla

Bence çok güzel olmuş hocam

Türker20 Mart 2018 / 20:29Cevapla

Bence çok güzel hocammm


HARBİ E-GAZETE