SON DAKİKA

Harbi Gazete
Sinan Akyuz
Sinan Akyuz

Maya!

Maya!
Bu haber 02 Ekim 2018 - 22:46 'de eklendi.

Sizin ne düşündüğünüzü bilemem, ama galiba bu ülkenin ‘maya!’sında bir sorun var.
Peki, neden mi böyle düşünüyorum? Şundan: “İnsanlık konusunda bir arpa boyu yol alamıyoruz! Bu yüzden de haberlere konu olan olaylar hep aynı, sadece kahramanların isimleri farklı!”

*

Bu hafta gelin hep birlikte bu konuyu biraz deşelim. Bakalım hayatımızda ne değişmiş ya da değişmemiş! Hocanın göle çalmaya çalıştığı maya gibi bizim de mayamız neden bir türlü tutmuyor?
Velhasıl bizim coğrafya biraz değil oldukça ilginç.
Gazeteciliğe ilk başladığımda polis muhabiriydim. Demek ki yıl 1990’lı yılların başı… Koca İstanbul’da yaptığım haberlerin başlığı şöyleydi: Otobüs durağa daldı 5 ölü! Ehliyetsiz sürücü dehşet saçtı! Polis cinnet geçirdi, ailesini katletti!..”
Bu gibi başlıkları uzattıkça uzatabiliriz. Lakin uzatmaya gerek yok. Sene 2018… Gazetelerin ya da televizyonların haberlerinde başlıklar yine aynı.
Bu yüzden diyorum ki, ülkenin ‘maya!’sında bir sorun var. Geçip giden yıllar içinde, bir ülkenin haberleri hiç mi değişmez?

*

Doğruya doğru! Artık bu haberlerin değişeceğine karşı olan umudumu yitirdim. Umudumu yitirdiğim gibi, başka bir tehlikeyle daha karşı karşıyayız. O da şu: “Müslüman bir toplumda ‘söz!’, Müslümanların ağzında sakız olmuş. Çiğne ve tükür!”
Evet evet! Yanlış okumadınız. Bu toplumda birçok insanın verdiği söze ne kadar güvenebiliyorsunuz artık?
Borcu olan biri söylediği tarihte borcunu getirip ödüyor mu?
Tesisatçı verdiği saatte geliyor mu?
Birçok öğrenci ödevini gününde yapıyor mu?
Özel okullar velilerin gözlerini boyamıyor mu?
Müteahhitten ev alanlar, dairelerini zamanında teslim alabiliyor mu?
Bu gibi soruları da uzattıkça uzatabiliriz. Lakin uzatmaya gerek yok. Geçip giden yıllar içinde, Müslümanların birçoğunun ağzında ‘söz!’ de ‘sözde!’ kaldı.

*

Peki, bu mayayı değiştirmek için ne yapacağız?
Bence öncelik şu olmalı: “Değişime inanmak gerekiyor!”
Evet sevgili okurlarım, değişmek zorundayız. Önce Kuran-ı okumalıyız ki, Fetö’nün, dansöz oynatan Adnan Oktar gibi soytarıların belini kırmalıyız. Sonra bol bol kitaplar okumalıyız ki, sesimizi değil sözümüzü yükseltmeliyiz. Söz yükselince de ne bir tartışma çıkar ne de sözümüz sözde kalır. Böylece ağzımızdan çıkan sözü bir sakız gibi çiğneyip yere tükürmeyiz. Ancak böyle böyle bu ülke yaşanır bir hale gelir. Siz ne dersiniz, yoksa haksız mıyım?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER