SON DAKİKA

Harbi Gazete
Ahmet Ziya Temel
Ahmet Ziya Temel

Sahne nükleerin!..

Sahne nükleerin!..
Bu haber 07 Nisan 2018 - 0:01 'de eklendi.

Dünya medeniyetleri, teknolojinin de yardımıyla elindeki güzellikleri bir bir harcıyor.

Yarına bırakılacak, gelecek kuşakların kullanımına sunulacak bir şeylerin kalmamasına yeminli sanki insanoğlu!..

Enerji, insanlığın gelişiminde ve değişiminde önem arz eden bir değer..

Bütün dünya, bir gün enerji üretimi için kullanılan kaynakların biteceğini biliyor. Bunu göz önünde bulundurarak, yıllardır alternatif enerji üzerine kafa yoruyor bilim insanları..

Yenilenebilir enerji sektöründe günden güne gelişen uygulamalarla, güneşten, rüzgardan, hidroelektrik, dalga, biokütle ve jeotermal enerjiden daha fazla katkı sağlamanın yollarını arıyor. Baktığımız zaman, kullanacağımız sonsuz kaynak yok elimizde..

Üzerine üzerine koymazsak biliyoruz ki; bir gün gelecek, azalacak bu enerji bolluğu. Yenilenebilir enerji kaynaklarının daha bir önem kazandığı yer kürede, yenilenemez enerji kaynakları da göz ardı edilmiyor. Nükleer enerji de, yıllardır birçok ülkenin kullandığı en önemli enerji kaynaklarından.. Çeşitli riskleri bünyesinde barındırsa da, Amerika, Rusya, Fransa, Çin başta olmak üzere birçok ülke kullandıkları toplam elektriğin önemli bir kısmını nükleer enerjiden temin etmekte..

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerji Kurumu (IAEA) verilerine göre, 30 ülkede faal 449 nükleer reaktör var. 15 ülkede de 56 yeni reaktörün yapımı belli bir mesafe almış durumda..

Dünyadaki enerji ihtiyacının yüzde 11’i nükleer enerjiden sağlanıyor. 12 ülke ihtiyacının yüzde 30’dan fazlasını nükleer santrallerden karşılıyor. ABD 100, Fransa 58, Rusya 36, Çin 36, Japonya 43, Güney Kore 25 nükleer santrale topraklarını açmış durumda.

Türkiye daha birinci için temel bir adım attı!..

Türkiye ile Rusya arasında 2010 yılının Şubat ayında başlayan nükleer santral yapımı ile ilgili görüşmeler, aynı yılın Mayıs ayında neticelendi. Ama, Japonya’da meydana gelen deprem sonrasında sızıntı olan Fukuşima reaktörünün karamsar salınımı projeyi rafa kaldırsa da, daha sonra görüşmelerde ilerleme kaydedildi. Uçak kriziyle tekrar bir sıkıntı yaşandı. Nihayet, 3 Nisan 2018 itibarı ile Mersin Akkuyu’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de katılımıyla Akkuyu Nükleer Santrali’nin temeli atıldı. 20 milyar dolara mal olması öngörülen proje, 4 bin 800 megavatlık bir kapasiteye sahip olacak. Bu proje, Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 7,7’sini karşılayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akkuyu Nükleer Reaktörünün temel atma töreninde yaptığı konuşmada,  santralin ilk reaktörünü Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılında 2023 yılında faaliyete geçirmeyi hedeflediklerini dillendirdi. Erdoğan, İlk reaktörün açılışını Putin ile beraber yapmayı arzu ettiğini de vurgulayarak, hizmet yoğunluklu mesaisinin 5 sene sonrasına da sinyali çakmış oldu.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali, modern Türkiye’nin en iddialı enerji projelerinden biri. Aynı zamanda, Türkiye ile Rusya arasında stratejik bir ortaklığı da temsil ediyor. Batı, bu iki ülkeye sırtını döndükçe, olur olmaz yaptırımlarda bulundukça, Türkiye ile Rusya daha bir yakınlaşıyor.

Sadece Akkuyu Nükleer Santrali değil, S-400’lerin sevkiyatının öne alınması da kararlaştırıldı ikili görüşmelerde. Yani, hızla bir stratejik ortaklık kuruluyor. İki devlet başkanının lider kimlikleri, birbirlerine uyumlu tutumları da gözlerden kaçmıyor.

Rusya, bu münasebet vesilesiyle şöyle kazanıyor böyle kazanıyor da Türkiye hiçbir şey kazanmıyor mu?

Nedir bu “ah”lar, “vah”lar!..

Rusya ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin, Erdoğan’ın dediği gibi su alan demir misali sağlamlaştığına dair vurgusu da bir yerlere mesaj niteliğinde kanımızca!..

Putin de yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin nükleer sektörünü oluşturuyoruz” demesiyle, Türkiye’nin gelecekte “nükleerler dünyasında ben de varım”ına bir selam taşıdı!..

Türkiye, nasıl ki 15 Temmuz gibi bir yıkımın eşiğinden hızla toparlanıp, en çok yara aldığı düşünülen silahlı kuvvetleriyle Fırat Kalkanı harekatını başarıyla neticelendirdiyse, uçak düşürme kriziyle çıkmaza giren Türkiye-Rusya münasebetleri de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde tamir edilerek, Türkiye Rusya ilişkilerini stratejik ortaklığın tartışıldığı bir seviyeye getirdi.

Bunlar, kim ne derse desin, ne kadar güçlü bir ülke olduğumuzun birer kanıtı!..

Türkiye, lideriyle geleceğe emin adımlarla ilerliyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER