SON DAKİKA

Harbi Gazete
Aslan Balcı
Aslan Balcı

Suriye katlediyor, İsrail ve Ürdün kapıları kapatıyor

Suriye katlediyor, İsrail ve Ürdün kapıları kapatıyor
Bu haber 09 Temmuz 2018 - 11:43 'de eklendi.

Suriye’de yaşanan kanlı iç savaş 7 yılı geride bırakırken şimdiye kadar yaklaşık bir milyon masum sivilin hayatını kaybetmesi, milyonlarcasının mülteci durumuna düşmesi hepimizin içini sızlatıyor. Kundaktaki yavrular annelerinin sütünü tadamadan zehirli ve ölümcül gazlara ve bombalara maruz kalarak hayata gözlerini kapadı. Suriye Devlet Başkanı ve askeri yöneticilerle birlikte hareket eden tüm devletler ile kurumlar bu sivillerin ve çocukların ölümünden sorumludur. Çocuklar çiçektir onlar öldürülemez. Aksineşefkatle muamele edilir.

Tayland’ın Çiang Rai eyaletinde Tham Luang Nang mağarasında kaybolduktan sonra antrenörleriyle birlikte 12 çocuğun canlı olarak bulunması ve akabinde kurtarılmalarıhepimizi çok sevindirdi. Hiçbirimiz onların Budist veya başka dinden olduğuna bakmadık. İnsan olması bizim için yeterli bir sebeptir. Allah Teâlâ “insani eşrefi mahlûk olarak yarattı”. Haksız ve suçsuz hiçbir masumun cezalandırılması maruz görülemez. Daha doğrusu insanın malı ve canı dokunulmazdır.

Bütün dünya Tayland’daki bu yavruların kurtarılması için dua ederek, seferber olmuşken işgalci ve katliamcı haydut İsrail yönetimi hemen her Cuma günü kesintisiz Filistin’de aralarında çocuk ve kadınlarında olduğu sivilleri katlediyor. Henüz 9 yaşındaki çocukları darp ederek kelepçeleyip yerlerde sürükleyerek aylarca İsrail zindanlarında esaret altında tutan Siyonist rejime Türkiye dışında kimse ses çıkarmıyor veya çıkaramıyor.

Öte yandan 7 yıldan beri hemen her gün sözde devlet olan Suriye’deki lanetli Baas rejimi çocukların ve sivillerin üzerine Sarın Gazı ile birlikte özellikleri belirlenemeyen türlü zehirli gazların yanında kullanılması yasak olan ölümcül bombalar halkın üzerine kullanılıyor. Yüzbinlerce çocuk korkunç bombardımanlar sonucunda moloz artıkları altında hayatını kaybetti.

Emperyalistler bölgedeki teröristlere silah veriyor!

Çocuk katili Beşşar Esed ve canavar askerlerine hala “dur” diyen yok! Arkasına insan hakları karnesi kırıklarla ve soykırımlarla dolu olan Rusya bir taraftan, Şii inancını ve Farsmilliyetçiliğini yaymaya çalışan İran öbür taraftan beraberce Suriye halkını bombalıyor. Ne yazık ki gerçek anlamda bu katillere ve canilere “dur” diyen şimdiki hükümetimiz ve devletimizden başkası yok. Ne oldu bu dünyaya, neden bu denli sorumsuz ve duyarsızlaştı?

Sadece bu yılın başından şimdiye kadar Esed rejimi kendi halkına karşı 200’den fazla kanlı katliamda bulundu. Yarıya yakını kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 3 bin kişi katledildi. Ayni zaman diliminde sözde Suriye’nin daveti üzerine ülkeye gelen Rusya ise yaklaşık 110 kanlı operasyon yaparak binlerce sivilin ölmesine sebebiyet verdi. İran ve ona bağlı Şii çapulcu katilleri ise Rusya’dan bir miktar daha fazla operasyon yaparak kundaktaki yavruların katledilmesine, hayvanların telef olmasına ve doğanın tahribatınasebebiyet verdi.

Suriye’deki katil rejim, Rusya, İran, ABD, Fransa ve diğer emperyalist ülkelerden cesaret alan bebek katili PKK/PYD çapulcuları başta kendine tabi olmayan Kürt asıllı vatandaşlarımıza, Arap ve Türkmenlere karşı en az yukarıda isimleri geçen emperyalist ülkeler kadar gaddarca ve canavarca davranarak sivilleri katletmeye devam ediyor. Bunlara dur denilecek yerine daha çok katliam yapmaları için sözde büyük devletler durmadan bu katillere ağır silah vermeye devem ediyor.

Yiyecek ekmeği ve ayağına giyeceği kundurası olmayan bu baldırı çıplak insan müsveddeleri Batının sağladığı silah ve imkânlarla küçük bir menfaat uğruna masumları katletmekten vicdan azabı dahi çekmemeleri gerçekten düşündürücüdür.  PKK/PYD Kürt köylerinden zorla kaçırdıkları kız ve erkek çocuklara cinsel istismarda bulunuyor. Bir taraftan da bu çocukları sözde savaşçı olarak yetiştirmeleri uluslararası yasalarca büyük bir suç olarak kabul edilmesine rağmen, PKK/PYD’ye bırakın ceza kesmeyi aksine onlara başta ABD, İsrail ve AB ülkeleri her türlü yardımı yapıyor. İşte bu Batının gerçek yüzüdür. Hiçbir zaman Müslümanlara ve kendileri dışındakilere dürüst ve insancadavranmamıştır.

Muhalifler rejime yerine Moskofla anlaşmak zorunda kaldı

Sığır çobanı gibi üzerileri pis kokan PKK/PYD katillerinin çocuk istismarcılığı yapmasına bizden başka itiraz eden ve onlara gereken dersi veren yok. Emperyalist ABD’nin beslemesi olan bu karanlık terör şebekesi dünyanın tüm şer odaklarıyla ortaklaşa eylem yaparak ne denli ilkesiz ve şerefsiz olduklarının en barız örneğidir.

Gerici ve diktatör birtakım Ortadoğu ülke rejimlerinin parasal, İsrail, ABD ve İngiltere gibi emperyalist ülkelerin siyasi ve lojistik desteğiyle bölgeyi adeta kan gölüne çevirenDEAŞ terör örgütü de boş durmayarak bazı Suriye ve Irak kentlerinde hala katliamlara devam ediyor. PKK/PYD gibi bu örgütün de gerçek anlamda yok olmasını istemiyorlar. İşgal ve katliam için bu lanetli katillerin eylem yapması sağlanıyor akabinde de kendileri ortaya çıkarak yaptıkları katliamlara hukuki ve meşru(!) zemin bulmaya çalışıyorlar.

Beşşar Esed rejimi de kendi gibi katil ve şeref yoksunu olan rejimlerin gölgesine sığınarak halkını katletmeye devam ediyor. Son günlerde Dera ve Kuneytra bölgesinde korkunç katliamlara imza atıyor. Bölgeye basının girmesine izin verilmediği gibi aktivist ve yardım kuruluşlarına da müsaade edilmiyor. Gerçek anlamda yapılan katliamlar daha sonra ortaya çıkarılacak. Şimdi ise yapılanların sadece yüzde 20’sı elimize ulaşabiliyor.

Bu sıcakta evleri başlarına yıkılan, içecek suları ve yiyecekleri olmayan halk bir nevi celladına teslim oldu. Rejim ile yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmayınca devreye Rusya girdi. Uzun müzakereler sonucunda Rus işgal güçlerinin kentlere girerek idareyi ele almaları hususunda anlaştılar. Ne kadar acı bir manzara değil mi? Aynı dili ve kanı taşıdığı Baas rejimine ve İranlı milis güçlerine değil de Moskof katillerini o Şebbihalara tercih ettiler. Bu utanç ve rezillik İran ve Suriye rejimine yeter de artar bile.

Rusya’nın bu kez katliam yapmamasını diliyorum!

Çapulcu Suriye askerleri ile onlara destek Şii Şebbihalar Kuneytra ve Dera kasabalarından çekilerek. Buraya Rus ordusu gelip yönetimi ele alacak. Buna karşılık muhalifler ellerindeki ağır silahlarını Ruslara teslim edecek. Bundan sonra da Ruslar Ürdün sınırından bölgeye aşamalı olarak girecek. Bölgeyi terk etmek isteyenler ise aileleriyle birlikte çıkabilecekleri belirtildi. Ancak ben karşı tarafta insana benzeyen veya sözüne güvenilecek kimseyi görmüyorum. Rusya’da en azından Suriye kadar kaypak ve asla sözüne güvenilmeyecek bir yaratıktır.

Ayni Rusya daha önce Çeçenistan mücahitlerine kaç kez söz verdi, anlaşma masasına oturdu. Sonunda hep anlaşmayı bozan ve Müslümanlara pusu kuran Rusya oldu. Sicili katliamlarla dolu olan Rusya’nın bu anlaşmaya sadık kalacağından kuşku duyuyorum. Ancak şimdilik başka bir çarenin de olmadığını bilerek bu kez olsun Rusya’nın sözünde durduğunu ve masum sivilleri katletmemesini diliyorum.

İran, Hizbullah, Şebbiha katilleri, Rusya ve Suriye cellatları arasında sıkışan 400 binden fazla Suriyeli haftalarca aç ve susuz bitkin durumdadır. Sınırın ötesindeki Ürdün ve İsrail devletleri kapıları kapattı. Tek bir kişiye su dahi vermiyorlar. Sıcaklığın 40 derece ve üzerinde olmasına rağmen bir damla su vermeyerek, İsrail her zaman yaptığı gibisivillerin üzerine mermi sıkarak Suriyeli mültecilerin sınırdan uzaklaşmasını sağlıyor.

Bir tarafta ülkemizi düşünün lütfen bir taraftan da Ürdün ve diğer Arap ülkelerini düşünün. Bize gelmek isteyene devletin tüm birimleri seferber oluyor. Doktorlar, ambulanslar, aş evleri, su, elbise, çocuklara oyuncaklar ve ailelere yönelik psikolojik destek birimleri günün 24 saatinde hizmet veriyor. Allah’a şükürler olsun ki böyle necip ve ali cenap bir milletin mensubuyuz.

ODTÜ’deki rezillik dayanmaz hal almaya başladı!

Ürdün ve lanetli İtrail sınırında hala bekleyişler devam ediyor. Kimse Rusya ve işbirlikçi rejim güçlerine güvenmiyor. 400 binden fazla sivil Türkiye’ye gelmek ve buradakikamplara yerleşmek istiyor. Ancak yol boyunca can güvenliği olmadığından Ürdün – İsrail sınırında sıkışıp kaldılar. BM devreye girdi Amman yönetimine kapıları açmasını, hiç olmazsa sivil halka su ve yiyecek vermesini söyledi ama BM kim ki sözü dinlensin? Ürdün bile BM’yı kaale almıyor.

Haftalarca başlarını sokacakları, sıcaktan korunacakları, doyasıya su içebilecekleri ve karınlarını doyurabileceği bir ortamın oluşması için dua ediyorlar. Dünya ise bu olan bitenleri izliyor. Suçsuz çocukların açlıktan ölmesine göz yumuluyor. Avustralya sahillerinde karaya vurmuş 10 balına için seferber olan soytarılar Dera, Kuneytra ve Suriye’nin diğer kentlerinde yaşanan trajediye kulaklarını tıkıyor. Batı medeniyetinde çok az da olsa bazı duyarlı insanlar var ama ülke yönetimleri merhamete ve insafa adeta gözlerinikapatmış durumda.

Ülkemizdeki bazı soytarılarda maalesef Batıdakiler gibi aptalca ve çirkince eylemlerde bulunarak ayni topraklar üzerinde yaşamamızdan utanır hale geldik. ÖDTÜ’den mezunolan bir kısım cinsiyeti belli olmayan mahlûk ortaya çıkarak kendilerine yakışan çirkefliği sergilediler. Görüntülere bakacak olursak sanki üniversite son yıllarda hep “sapık” mezun ediyor. Oysa bu sapkın, ayyaş ve cinsiyeti belli olmayan yaratıkların sayıları az ama medyadaki sesleri fazla çıkıyor.

Bu Lüt Kavminin çocukları özgürlük ve hürriyet için mücadele eden Suriyeli mültecileri rencide edici beyanlarda bulunmaları ne denli insanlıktan çıktıklarının en açık göstergesidir. 40 derece sıcaklığın altında günlerce aç ve susuz kalan onurlu insanlar ODTÜ’deki cinsi sapıklar gibi olmasın diye mücadele veriyor. Onursuzlar onurluların halinden anlamaz.

Tayland’daki mağaradan kurtarılan çocuklara çok sevinirken Ürdün – İsrail sınırında ölüm kalım savaşı veren masum Suriyeli sivillere, İsrail’in haksızca esir aldığı ve katlettiği masumlarla birlikte ODTÜ’deki sapkın azınlığa acıyorum. Hepsinin ıslah ve özgür olması için dua ediyorum.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HARBİ E-GAZETE

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER